Anket bir uzmanlık işidir. Namuslu ellere teslim etmek asgari bir güvence sağlasa da hiçbiri aranan cevabı yüzde yüz garanti edemez.
Biz gerçeğe en yakın fotoğrafı çekip yansıtmak peşindeyiz.
Geçen ay "örnek seçim çevreleri" nde yaptığımız araştırma, simgesel bir anlama sahip olsa da bilimsel temele dayanmıyordu. Buna rağmen bir doğrultu verdi:
AKP küçük bir gerilemeye rağmen açık farklı birinciliği koruyor, CHP erime süreci yaşarken DYP ve MHP barajı geçerek meclise girecek iki parti oluyordu.
Bu defa, araştırma adedini artırarak anketin tabiatında var olan yanılma risklerini küçültmeyi hedef aldık. Elde ettiğimiz sonuçlar, katlandığımız zahmete değdiğini düşündürüyor.
SONAR, Yönelim ve Konsensüs araştırma şirketlerinin ulaştıkları en önemli ortak sonuç bugün seçim olsa AKP'nin 3 Kasım'dan daha güçlü çıkacağı öngörüsüdür.
AKP son seçimde oyların yüzde 34'ünü almıştı. Anketlerde AKP'yi Konsensüs yüzde 36,4, SONAR 37,5 ve Yönelim yüzde 39,8 buldu.
Muhalefet boşluğu
İkinci önemli sonuç CHP'deki dramatik erimedir. Araştırma şirketlerinden biri CHP oylarını yüzde 15,3 bulurken, diğeri 13,9, üçüncüsü ise yüzde 11,8 bulmuştur.
CHP bırakınız muhalif oyların sığınağı olma şansını, solun toplandığı merkez olma özelliğini bile kaybetmektedir. Deniz Baykal AKP'den korkanların CHP'ye nasılsa mahkûm olacaklarına dayalı hesabın tutmayacağını dileriz görür.
Hele barajı geçeceği ihtimali anketlerde güçlenen partilerin seçmenleri "akıllarından geçene değil, gönüllerinde yatan partiye" oylarını vermeye kalkarlarsa CHP daha kötü günler de görebilir!
Anketlerde öteki partilerin durumları net bir resim görmemize imkân vermiyor. Bir şirket iki partinin, bir şirket üç partinin, bir şirket de dört partinin barajı geçeceğini söylüyor.
Rakamların uyumsuzluğu, iktidar ve ana muhalefet dışındaki partiler hakkında sağlıklı yorum yapılmasına olanak tanımıyor. Aynı partinin üç şirketçe tespit edilen güçleri arasında dünyalar kadar fark var.
Ama eldeki veriler, bazı cevapları bulmak için yeterlidir.
Sinirinin sebebi ne?
Önümüzdeki dönemi yönlendirecek soruları hepimiz biliyoruz:
1. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olacak mı?
2. Olacaksa seçimi bu meclise mi, yeni meclise mi yaptıracak?
Bir görüşe göre bu anketlerin de verdiği cesaretle Erdoğan sonbaharda erken seçime gidecek, Çankaya vizesini yeni meclisten alarak muhalefetin ağzını kapamayı tercih edecektir.
Karşı görüş ise AKP liderinin "çantadaki keklik"i seçimle riske atmayacağı, kendisini Çankaya'ya çıkarmayı bu meclise "son görev" olarak vereceği yönündedir.
Çünkü riskler kendini göstermeye başlamıştır. AKP'ye şu anda en büyük zararı yolsuzluk iddiaları verebilir. Kötü kokular çoğalmaya başlamıştır.
AKP'den iyi haber alan, Başbakan'a yakın bir yazar dün hükümetin ciddi bir dönemece geldiği" ni belirtiyor ve Başbakan'in son zamanlardaki sinirini de karar arifesinde olduğuna işaret sayıyordu.
Seçim barajının düşmesini kimse beklemesin. Kozları elinde tutan AKP seçmi kendine en elverişli gördüğü zaman yapacaktır.
Niçin ayrı tabelalar altında yaşadıklarını kendileri bile bilemeyen muhalefet partileri uyanmayacak mı?
Birleşme gereğine uyandıklarında korkarız yine kaçan trenin arkasından bakakalacaklardır.
İki önemli gerçek
Anket bir uzmanlık işidir. Namuslu ellere teslim etmek asgari bir güvence sağlasa da hiçbiri aranan cevabı yüzde yüz garanti edemez...
Haberin Devamı

