İki ihtimal

Haberin Devamı

Anayasa’daki türban değişikliğine yapılan itiraz dün yüksek mahkemenin gündemine resmen girdi.

CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru bilindiği gibi üniversitelerdeki türban yasağını kaldırma amaçlı Anayasa değişikliğinin ya iptalini veya yok hükmünde sayılmasını, ayrıca da dava sonuçlanana kadar yürürlüklerinin durdurulması taleplerini içeriyor.

Rejimin kaderini etkileyecek bir karar olacağı için bu davanın ne şekilde sonuçlanacağını herkes merak ediyor.

Anayasa hukuku uzmanlarına yaptığım danışmalardan elde ettiğim izlenim, iki ihtimalli bir son işaret ediyor.

1. Yüksek mahkeme “yapılan değişikliklerin, içtihatlarla oluşan durumu değiştirmediği”ne dair bir “tespit kararı” verebilir. Bu durumda 17’nci madde değişikliği gündeme gelir. Zamana yayarak türban sorunundan kurtulmayı önerenlerin istedikleri budur.

Bu alternatif mahkemeyi politik eleştirilerin oklarından koruyacağı için bazı yargıçlara çekici gelebilir.

2. Daha büyük şans tanınan alternatif, tarihi rolünü oynamaya karar vermiş bir Anayasa Mahkemesi fotoğrafıdır. Yüksek mahkeme, Anayasa değişikliklerini “yargı kararlarını etkisiz bırakma girişimi” olarak görür ve laiklik ilkesine doğru uzanan bir gedik açma teşebbüsü sayabilir.

Tabii ki bu ihtimalin gerçekleşmesini dileriz.

Çünkü böyle bir yorum kararı türban sömürüsünden beslenen siyasete ağır bir darbe olacağı için rejimin geleceğine yönelik endişeleri yatıştıracak ve güven duygusunu ayağa kaldıracaktır.

Ankara’daki tesettür defilesi türbanın yalnız inanç sembolü olmadığını, ondan daha fazla dinci siyasetin dayatması halini aldığını, bu oyunda siyasetçi eş ve yakınlarının aktif rol aldıklarını gösteriyor.

Mahalle baskısı geride kaldı açık bir iktidar baskısı başladı.

İşe girmek, devletten ihale almak, kamu görevinde yükselmek için “eşini örtmek” artık ön şart olmuştur. O kadar ki, türban yasağı ile ilgili yüksek mahkeme kararlarını görmezden gelmelerini rektörlere tavsiye etme cüreti, yöneticilik tecrübesi olmayan birini YÖK Başkanı yapmıştır.

Tımarhaneye!

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Amerika’nın Sesi Radyosu’na “Türbanı tehlike görenler psikiyatra gitsin” diye demeç verdi.

Fırat, AKP’nin Anayasa taslağını tarikat lideri Fethullah Hoca’nın görüş ve önerilerine sunmak üzere Amerika’da bulunuyor.

Yaptığını ayıplayanların azlığı, akıl sağlığı ile ilgili sorunumuzun Fırat’ın tahmin ettiğinden daha ağır olduğunu düşündürüyor.

Psikiyatri klinikleri yetmez; tımarhane gerekebilir. Ama...

Bize dar gelmeyecek tımarhaneleri kimler yapsın?

Çözüm, yüksek mahkemenin varlık nedeni olan Anayasa’yı korumasıdır!


DİĞER YENİ YAZILAR