İhtiras kurbanları

Bir çuval inciri berbat etmenin siyaset dilindeki anlamı nedir? Cevabını AKP iktidarı veriyor..

Haberin Devamı

Bir çuval inciri berbat etmenin siyaset dilindeki anlamı nedir? Cevabını AKP iktidarı veriyor..

Geçen pazar Prof. Salih Neftçi VATAN'daki köşesinde gerçekçi bir tesbit yapıyor ve önemli bir uyarıda bulunuyordu.

Bir yıldır enflasyon düşerken ekonomideki büyüme beklenenin üstünde seyrediyordu ve inen faizler hükümetin kredi puanını sürekli yükseltiyordu.

Neftçi'ye göre bu durum iktidarın becerisinden ziyade şansından doğmuştu.

"Bedava nimetler dönemi" 2 Nisan'da sona ermiş ve süreç tersine dönmüştür. Şimdi önümüzde sıkıntılı bir dönem var.

Doğru işler yapılırsa dıştan gelen olumsuz rüzgârlar nisbeten ucuz atlatılacak, çalkantı ve gerilim doğuran yanlışların ise ekonomiye faturası ağır olacaktır.

İmam hatiplere üniversite yolunu açma hamlesi için böylesine kritik bir dönemin seçilmesi, bağışlanmaz bir siyasi basiretsizlik olmuştur. Bu gafa "çarşının gözünü çıkarmak" dense yeridir!

Şu anda Türkiye'nin temel hassasiyetleri, ekonomideki ve AB sürecindeki istikrara asla zarar vermemektir. Oysa iktidar, YÖK tasarısı ile kendi ayağına ateş etmiş, Türkiye'nin yoluna durduk yerde engeller koymuştur.

Tayyip Erdoğan ve partisi, iş dünyası ve medyadan, hak ettiğinin çok ötesinde bir destek alıyordu. Bu desteğin en önemli nedeni "değiştik" taahhütlerine bağlı kalmalarını cesaretlendirmek amaçlı kredi idi.

Dini siyaset için kullanma niyetlerinin kritik bir dönemde eyleme geçirilmiş olması, iktidara güvenmek isteyenler üstünde şimdi boş hayal peşinde koştukları duygusu yaratacaktır.

AKP siyasi tarihimizin "ihtiras kurbanları" listesine adını mı yazdırmak istiyor?

Kendileriyle birlikte ülkeyi de kurban eden siyasetçilerden kurtulamayacak mıyız?

"Zararın neresinden dönülse kârdır" sözünün içerdiği erdemi Tayyip Erdoğan'ın son ana kadar hatırlamasını diliyoruz.

Bravo başkan!
Erzincan'ın Üzümlü ilçesi Belediye Başkanı AKP'li Ensari Sürücü'yü kutlarız.

Namazın "işten kaçma bahanesi" olarak kullanıldığını farkedince mesai saatleri içinde namaz kılınmasını yasaklamış.. Gerekçesi de etkileyici:

"İş saati içinde namazı, amacına da uygun bulmuyorum. Mesaiden çalıp Allah'ın karşısına çıkan, halkın elinden mal alıyor demektir.."

Laiklik ve demokrasi ile İslâm'ın nasıl bağdaşacağına cevap arayanlar, Ensari Sürücü'den ders alsınlar.

Başkan, AKP'nin taahhüt ettiği değişimin olumlu bir örneği olarak övgüyü hak ediyor.

DİĞER YENİ YAZILAR