Bütün işaretler, sınır ötesi operasyonların başlamak üzere olduğunu gösteriyor.
Bu gazetenin elinize ulaştığı saatlerde Kuzey Irak’taki bazı hedefler bombalanmış, bazıları da indirme yapan özel kuvvetler tarafından tahrip edilmiş olabilir.
Kuzey Iraklı yetkililer dün Türk helikopterlerinin boşaltılmış bazı köyleri, uçakların da sınıra yakın terk edilmiş bir karakolu bombaladığını açıklarken Şırnak’tan acı bir haber geldi.
Operasyona çıkan bir askeri birliğimiz terörist örgütün ateşi altında kalmış biri üsteğmen dört asker şehit düşmüştü.
PKK, Türk askerini intikamcı bir öfkenin tedbirden yoksun dağınıklığı ile Irak’a çekmek için son kozlarını oynuyor.
Ama anlaşıldığı kadarı ile TSK, soğukkanlılığını kaybetmeden harekâtı örmektedir.
Can kaybı verdirme amacı gütmeyen ilk operasyonlar Türkiye’nin dönüşü olmayan bir yola çıktığını anlatıyor. Bölgesel Kürt Yönetimi ile ABD’ye ellerinden gelen ne varsa yapmaları için son şansları veriyor.
Olumlu işaretler var. Mesela Başkan Bush “PKK Amerika’nın da düşmanı” dedikten sonra Irak Devlet Başkanı Talabani birden “iyi çocuk” oluverdi:
“Irak artık Kürtlerin (PKK) Irak topraklarında ayrılıkçı askeri faaliyette bulunmasına izin vermeyecek!”
Bunu nasıl yapacaklar, bilmiyoruz. Amerika vaat ettiği askeri istihbaratı vermeye başladı mı; o da bilinmiyor.
Ama artık önemi yok. Kuzey Irak’tan sızan alçaklar melânetlerine devam ederken daha fazla bekleyemeyiz.
Teröristlerin güvenli bölge saydığı topraklar cehennem olmayı hak etmiştir.
PKK’yı korumanın ağır maliyetini anlatamazsak ne güvenliğimizi ne onurumuzu koruyabiliriz.
Putin gibi
Başbakan, ana muhalefet liderine ağıza alınmayacak şeyler söyledi.
Başbakan’ın damadı hakkında nüfuz suiistimali imasında bulunan Baykal, bunca yıllık siyasi yaşamında “siyasi kalpazan” suçlamasına her halde ilk kez hedef oluyor.
Erdoğan dün grupta öylesine coştu ki, virajı alamayıp medyaya da tosladı!
Baykal tarafından üretildiğini söylediği iftiralara yer verdiği için medyayı da “CHP’nin zabıt kâtipleri” diye suçladı.
Tayyip Erdoğan siyasi muhalefetin eleştirilerini basından sansür etmesini isteyen ilk başbakan mı olmak istiyor?
Öyle bir isteği yoksa, gün geçtikçe Putin’e benzemekte olduğu konusunda kendisini uyarmayı görev sayarız.
Beyaz Saray’da Başkan Bush’a “Siz Teksaslı iseniz ben de Kasımpaşalıyım” demiş.
Ne eski Teksas kaldı, ne eski Kasımpaşa.
Dikkat etmelidir... Bu gidişle, yeni Kasımpaşalılardan özür dilemek zorunda kalabilir!

