İğrenç senaryo

Haberin Devamı

Ordu ile hükümet tek yumruk olmak durumundayız. Bu ülkeyi savunacak başka ordu yok.

Bu sözler, Amerika’da temaslar yapan AKP heyetinin başkanı durumundaki İstanbul Milletvekili Egemen Bağış’a ait.

İsabeti şüphe götürmez. Ama bu gerçeklerin asıl Türkiye’de ifade edilmesi ve ilişkilerin de aynı anlayışla yürütülmesi gerekmez mi?

Seçimler yaklaşırken Türkiye, psikolojik savaş hedefi haline getirilmiş bulunuyor.

Enformasyon kirlenmesi yoluyla halkın kafası karıştırılarak seçimlerin yönlendirilmesine çalışılıyor.

Dün BBC’nin Türkçe internet servisi muhafazakâr Hudson Enstitüsü’nde gerçekleştirilen bir senaryoyu haber olarak yayınladı. Senaryo için “korkunç” demek basma kalıp olur, “iğrenç” nitelemesi daha fazla yakışıyor.

Bu senaryoya göre yakında büyük bir suikast olacak, onu PKK’nın İstanbul’da 50 sivilin ölümüne sebep olan bombalı saldırısı izleyecek ve Türkiye de 50 bin askerle Kuzey Irak’a girecektir.

Toplantıda Amerika’nın böyle bir durumda nasıl tepki vereceği sorusu tartışılmış. Sözde biri -hem de bir Türk- ABD’nin Kuzey Irak’taki PKK liderlerini yakalayıp Türkiye’ye teslim etmesine, seçim arifesinde siyasi sakınca doğurabileceğini öne sürerek karşı çıkmış.

Türkiye’nin kurumlarını birbirine düşürmeye, halkı yöneticilerinden şüpheye sürüklemeye yönelik nifak tohumları elli yıllık dostumuzdan gelebiliyor.

“Amerika PKK şeflerini verecekti ama AKP muhalifi çevreler mani oldu” dedirtmek istedikleri belli. Ama kandıramazlar.

Washington emin olmalıdır ki kimse “Durup durup tam seçime bir ay kala bu iyiliği AKP’ye seçim kazandırmak için yaptılar” demez.

İnanmıyorlarsa dediklerini yapıp katilleri versinler.

Amerika Amerikalığını yapsa da Türk Türklüğünü yine yapar.

Niyeti yargılamaz, ancak müteşekkir oluruz!

Negatif istikrar

22 Temmuz’da iki sandık ihtimali var mı?

Sezer, cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören anayasa değişikliğini halkoyuna sunulmak üzere Başbakanlığa gönderdi ama bu “iki sandık”ı garanti etmiyor.

Çünkü Sezer de CHP gibi bir iptal davası açacak Anayasa Mahkemesi’ne.

Ayrıca referandum süresini 120 günden 45 güne indiren yasa değişikliği de önünde. İnceliyor.. Onunla ilgili kararını da 18 Haziran’da verecek.

Eğer Sezer bu yasayı veto edip meclise geri göndermezse sürpriz yapmış olur. Kimse ondan böyle bir şey beklemiyor.

Küskünler korkusu nedeniyle AKP’nin meclisi toplayıp yasayı ikinci kez geçirmesini de kimse beklemiyor.

Bu durumda ne olacak?

Genel seçim yapılacak ve yeni meclisin ilk işi yeni Cumhurbaşkanı’nı seçmek olacak. “Referandumun yapılması için Eylül’ü bekleyelim” diyenlerle “beklenemez” diyenler kavgaya tutuşacak.

Siyasetin kavgaya endeksli istikrarı devam edecek!

DİĞER YENİ YAZILAR