İdeal sabır ister

Avrupa Birliği'nin müzakere tecrübesini yaşayan yabancılar bize hep şuna benzer nasihat ve uyarılarda bulundular

Haberin Devamı

Avrupa Birliği'nin müzakere tecrübesini yaşayan yabancılar bize hep şuna benzer nasihat ve uyarılarda bulundular:

"Çok üstünüze gelerek bunaltacaklar, onurunuzla oynayarak köprüleri uçurmanız için sizi kışkırtacaklar. Oyuna gelmeyin.."

O rezillikler, müzakerelerin başlamasını bile bekleyemedi.

Avrupa Parlamentosu'nün Ermeni soykırımı iddiasını kabul etme şartını da sokuşturduğu karan için İngiliz The Times gazetesi "provokatif, iki yüzlü ve maksatlı" değerlendirmesi yapti. Gazetenin başyazısında, yeni şartların Ankara'yı kızdırmak üzere hesaplanmış adımlar gibi göründüğünü belirtti.

Üyesi olmaya talip olduğumuz dünya şükür ki adalet, ahlâk, vicdan gibi değerleri savunan bireyler ve kurumlar üretmekten yana sıkıntıya düşmüyor.

Nitekim The Times, duygularımızı belki de bizden daha etkileyici bir biçimde karşıtlarımızın kafalarına vurmuştur:

"Türkiye'yi sırf Müslüman olduğu için reddetmek sadece şerefsizlik değil aynı zamanda büyük bir hatadır.."

Müzakerelerin başlaması için onaylanması gereken çerçeve belgesi üzerinde dün de anlaşma olmadı.

Dönem başkanı İngilizler onay sürecinin 3 Ekim'e uzaması halinde "Türk Dışişleri Bakanı'nın elinde valizi ile Ankara havaalanında bekletilemeyeceğini, bunun Türkler açısından kabul edilemez aşağılayıcı bir tavır olacağını" belirtiyorlardı.

Şimdi bu tehlike, pazar günü olağanüstü toplantıya çağrılan AB dışişleri bakanlan tarafından giderilmeye çalışılacak.

Bu engellerin aşılacağına inanıyoruz.
Çünkü AB bizi çok sevdiği için almayacak arasına. Birçok bakımdan Türkiye'yi kurtarıcı gördüğü ve AB'yi küresel bir oyuncu rolüne yükselteceği için alacak.

Nasıl bizde AB karşıtları varsa, Avrupa'da da Türkiye karşıtları var.

Hepsi bize yanlış yaptırmak isteyecek, akıl almaz oyunlar oynayacaklardır.

Sabır göstereceğiz. İdeali olanların sabrı olur..

Kimin parasıyla?
Başbakan'ın süper lüks helikopteri 29 Ekim'de geliyormuş.

Bütçesindeki delikleri yamamak için özelleştirme yapan ve tasarruf adına işçiye, memura, emekliye, çiftçiye dirhemle veren bir hükümet, yoksulluk yayılırken hiç böyle gösterişe ve israfa yönelir mi?

İktidar sözcüleri "Hayır devlet parası ile alınmıyor, Odalar Birliği tarafından hediye ediliyor" diyerek savunma yapacaklardır.

Ama o savunma da kaş yaparken göz çıkarmak olacaktır.

Bu büyüklükte bir sivil kuruluş kültür, eğitim ve sağlık alanlarında yardımlar yapabilir ama Başbakan'a hediye veremez.

İktidar da bir sivil örgütten bu kadar değerli bir hediye kabul edemez.

Başbakan'ın ihtiyacı varsa devlet alır. İhtiyaç meclis tarafından irdelenir, bütçeden fon yaratılır, yani hukuk ve demokrasinin denetiminde yürür böyle işler.

Oysa TOBB yönetimi Faaliyet Raporu'na "Güvenlik hizmetlerine katkı için" Emniyet teşkilâtına bir helikopter hibe edileceğini yazmış, bunu genel kurula onaylatmıştır.

Şimdi bu hile değil mi?
Şeffaflığı bir türlü sevemiyor iktidarlarımız.
Böyle alengirli işlemlerin düzgün işleri bile kuşkulu hale getirdiğini akıl edemiyor.

Fırsatını bulan uçuyor!

DİĞER YENİ YAZILAR