Cumhurbaşkanı YÖK Yasası'nı beklendiği gibi veto etti. Ama bunu yaparken beklenenden daha sert ifadeler kullandı.
Açıklanan 18 sayfalık veto metni, başlığı değişse Anayasa'yı ihlâl iddiasıyla açılan bir davanın iddianamesi de olabilir pekâlâ..
Sezer bu yasayı, "hukukun ana ilkelerine dayanmayan, devletin amacı ve varlık nedeniyle bağdaşmayan ve yalnızca parlamentodaki çoğunluğun sağladığı oy gücüyle çıkarılan bir yasa" olarak görmüş, bu eylemin hukuk devleti işlemi niteliğinde kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
Cumhurbaşkanı'na göre yasa adaletsizliği ortadan kaldırmıyor, tersine imam hatip mezunları yararına, öteki meslek liseleri ve genel lise mezunları zararına eşitsizlik doğuruyor.
Sezer bu noktada iktidara açık bir suçlama yöneltmiştir:
"Gerçek amaç, imam hatip lisesini bitirenlerin alanları dışındaki yükseköğretim programlarına girişlerini kolaylaştırmak ve imam hatip liselerini yeniden çekici duruma getirerek bu okulların öğrenci sayısını daha da artırmaktır."
Laiklik temel taş..
Bu anlayışın, laik öğretimi güvence altına alan Öğretim Birliği Yasası'na aykırı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı şu uyarıyı yapıyor:
"İkili öğretim, yani bir yanda akla ve bilime, öte yanda dinsel öğretiye dayalı öğretim, toplumda ikiliğe yol açacak, kaos ve karmaşa yaratacaktır. Laiklikten verilecek en küçük ödün, Atatürk devrimlerini yörüngesinden saptırarak yok olması sonucunu doğurabilecektir."
Cumhurbaşkanı veto gerekçesinde "Meclis iradesi (çoğunluk tercihi) her gücün üstündedir" savları ile AKP çoğunluğunu kışkırtan çevrelere "gelinim sen anla" üslubunda bir gönderme de yapıyor..
"Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır" dedikten sonra laiklik ilkesinin her ülkenin koşullarından ve her dinin özelliklerinden esinlendiğini belirterek şöyle devam ediyor:
AKP ne yapacak?
"Anayasa, bireyin inanç alanında kaldığı sürece din ve inanca sınırsız özgürlük tanımakta, buna karşın (...) kamu düzenini koruma amacıyla bu özgürlük sınırlanabilmektedir. Bu bağlamda devlet, dinin kötüye kullanılmasını ve sömürülmesini önleyecek önlemleri alacaktır."
Sezer'in tespitine göre sonraki uygulamalarla imam hatip okulları kuruluş amacından saptırılmış, zaman içinde genel liselere alternatif öğretim kurumları haline getirilmiş, eğitim birliğine ve laiklik ilkesine zarar verilmiştir.
Bugün imam hatip liseleri her yıl 25 bin mezun veriyor. Oysa ihtiyaç 5 bin düzeyindedir. Cumhurbaşkanı'nın çözümü, bu okulların sayısının ihtiyaç düzeyine indirilmesidir.
AKP yapar mı bunu? Kimse beklemesin..
Ama iktidarın bu güçlü gerekçeler karşısında inattan vazgeçmesi ve AB'ye ilerlediğimiz kritik günleri laiklik tartışmaları ile zehirlememesi, büyük çoğunluğun dileğidir.
İddianame gibi..
Cumhurbaşkanı YÖK Yasası'nı beklendiği gibi veto etti. Ama bunu yaparken beklenenden daha sert ifadeler kullandı
Haberin Devamı

