İçinde olalım

Büyük Ortadoğu Projesi bütün projeler gibi güzel bir hayaldir. Ortadoğu çağın en büyük haksızlıkları, bu haksızlıkların ezdiği toplumların isyan ve intikam duyguları yüzünden sancı çekiyor

Haberin Devamı

Büyük Ortadoğu Projesi bütün projeler gibi güzel bir hayaldir. Ortadoğu çağın en büyük haksızlıkları, bu haksızlıkların ezdiği toplumların isyan ve intikam duyguları yüzünden sancı çekiyor.Artık herkes, bu bölgenin adil bir barış üstünde kurulacak insani bir düzene kavuşturulamadığı takdirde dünyanın hiçbir yerinde güvenli bir yaşam bulamayacağını görüyor.

Washington "Bu proje ile yapacağımız, bölgede demokrasiyi yapılandırmak ve özgürlükleri genişletmek isteyen toplumları desteklemek olacaktır" diyor.

Projenin en büyük talihsizliği Bush yönetimidir. Bölgedeki zorba dostlarla sıkı ittifak ilişkileri kuran Bush'un şimdi aynı coğrafyayı hedef alan bir demokrasi kampanyasına öncülük etmesi şüpheyle karşılanıyor.

"BOP, diplomatik ikiyüzlülüğün yeni bir atraksiyonu mu?" diye soranlar, ABD'nin Irak'ta yaptıklarına, Filistin'deki seyirciliğine ve bölgedeki despotik yönetimlerle sürdürdüğü sıkı ilişkilere bakınca haklı görülebilir.

Karşıtları çok..
Ama tüm bu güvensizlikler projeye karşı çıkmak için yeterli sebep değildir. Çünkü AB'nin bölgeye yönelik niyet ve eylemleri bu projenin hedeflerine ters düşmüyor.

Proje, AB ilişkilerimize de yeni boyutlar katacaktır. Bu ay G-8 zirvesi, ardından AB-ABD zirvesi ve İstanbul'da NATO zirvesi toplanacak. Her üç zirve, Büyük Ortadoğu Projesi'ni somutlaştıran ve içine dolduracak zeminler olacaktır.

Başkan Bush, 10 Haziran'daki G-8 zirvesine Başbakan Erdoğan'dan hazırlıklı gelmesini istedi. Erdoğan'ın zirveye Türkiye'nin projeye katkısını ve üstleneceği rolü somutlaştıran bir öneri götürmesi bekleniyor.

Fakat Ortadoğu'ya yönelik önyargılardan ve Bush'a yönelik şüphelerden etkilenen bir çevre, işbirliğine karşı çıkıyor. Kökten Amerikan karşıtları ile bu muhalefet cephesi daha da genişliyor.

AB için avantaj
Hemen belirtmek gerekir ki Türkiye bu oluşumun içinde olmak zorundadır. Yaşadığımız coğrafyaya biçim verme iddiası taşıyan bir projenin oluşumunu dışardan seyredemeyiz. Böyle bir tutum, Türkiye'nin pek çok iddiasından vazgeçmesi anlamına gelir. BOP'un içinde olmak ise, Türkiye'nin AB üyeliğinin, AB katında değerini artıran bir adım olur.

Başbakan Erdoğan G-8'e "Biz varız" demeli, sonra da Avrupa'ya AB üyeliğinin Türkiye'ye bu projedeki rolünü gerektiğinde güçlendirme olanağı tanıyacağı mesajını vermelidir.

"BOP hayaldir" diyenler haklı çıkabilir sonunda. Ama hayal kurmak, hayaletlerden korkup izole olmaktan çok daha iyidir.

DİĞER YENİ YAZILAR