Hatırlayın; bu cüretkâr vurgunu ve Sami Ofer adlı kahramanını kamuoyuna VATAN duyurmuştu.
İki yıl önce TÜPRAŞ’ın yüzde 14,76 hissesi, gizli kapaklı temaslar ve hazırlıklar ardından İsrailli iş adamı Ofer’e satıldı.
Bu büyüklükte bir satışın tüm potansiyel alıcılara ve aracı kurumlara açık yapılması gerekirken niçin yangından mal kaçırır gibi yapıldığı günlerce tartışıldı.
VATAN’ın iz sürmesi sayesinde Ofer’in özel bir koruma ayrıcalığından yararlandığı gün ışığına çıktı.
Vurguna bakın...
İsrailli iş adamı Davos’ta Maliye Bakanı Unakıtan’la, daha sonra Bilkent Üniversitesi’ndeki otelde Başbakan Erdoğan’la baş başa görüşme imkânı elde etmişti.
Bu ilişkilerin sağladığı avantajlar sayesinde Sami Ofer TÜPRAŞ’ın yüzde 14,76 hissesine 446 milyon dolara sahip oldu. Bu hisse, TÜPRAŞ’ı Koç’un satın almasından sonra kâğıt üzerinde 1,2 milyar dolara yükseldi.
Şu andaki borsa değeri 621 milyon dolar olduğuna göre (58 milyon dolar da temettü aldı) Ofer’in bu işten iki yıllık kârı tam 233 milyon dolardır.
“Ticarette olur böyle vakalar” diyebilirsiniz ama yargı da bazı bazı işte böyle yakalar!
Nitekim Danıştay 13. Dairesi “özelleştirilmenin ilân edilmemesi, fiyatın düşük olması ve aracı kurumlardan teklif alınmaması” gerekçelerine hak vererek, bu satışın iptaliyle ilgili mahkeme kararını dün onayladı.
Şimdi olması gereken şu:
Global Menkul Değerler şirketi nasıl Ofer adına TÜPRAŞ hisselerini borsadan alıp Ofer’e teslim ettiyse, şimdi Ofer’den parasını isteyip aynı sayıda hisseyi borsadan satın alarak götürüp Özelleştirme İdaresi’ne verecektir!
Bunun başka yolu yok.
“Olur mu canım, biz o senetleri sattık, parasını yedik. Böyle oyun bozanlık olmaz” diyebilirler tabii. Ama hiçbir geçerliliği olamaz bu savunmanın.
Eski SPK Başkanı Ali İhsan Karacan “Hem Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve hem Ofer tarafı, satışın özelleştirme mevzuatına uygun olmadığını başından beri biliyorlardı” diyor.
Yani Sami Ofer basiretli bir tüccar gibi davranmamıştır. Kazanmak niyetiyle oynadığı bir kumarı, kaleyi içten fethettiğini zannederken kaybetmiştir.
Dokunulmazlar
Bu paranın onlardan tahsil edilmesi, Türkiye’de kamu haklarının yargı güvencesinde bulunduğunu dünya âleme duyurmak bakımından önem taşımaktadır.
Aksi halde yabancılar Türkiye’yi safari parkı gibi görecekler, iş yapmaya değil avlanmaya geleceklerdir.
Kara gözlüklü vurguncuya gece kalenin kapılarını açan “muhafızlar”a ne olacak?
Maalesef onların suç işleme imtiyazı var.
Dokunulmazlık zırhları nedeniyle yargı hesap soramıyor.
Seçim sisteminin cilvesi sayesinde elde ettikleri çoğunluk nedeniyle mecliste de hesap sorulamıyor.
Hiç değilse bunların sırtından geçinen vurguncuları pişman edelim!
İbret olmalı!
Hatırlayın; bu cüretkâr vurgunu ve Sami Ofer adlı kahramanını kamuoyuna VATAN duyurmuştu. İki yıl önce TÜPRAŞ’ın yüzde 14,76 hissesi, gizli kapaklı temaslar ve hazırlıklar ardından İsrailli iş adamı Ofer’e satıldı
Haberin Devamı

