Biz, kendi boş verme alışkanlığımız yüzünden gemi azıya alan tehlikeleri kader saydık yıllarca..
O nedenle yıllarca enflasyona ezildik, soyulduk.. Yollarda öldük, yaralandık, sakat kaldık.
Yetmezliğimizi örtmek için de trafik kazalarına ve enflasyona rütbe vererek "canavar" adını taktık. Çünkü canavara yenilmek insanı küçültmez.
Bu yalanın iki ayağından biri olan enflasyon IMF'nin dayattığı sıkı disiplin sayesinde kontrol altına alındı. Enflasyonun canavar değil, kötü idareyle ilgili bir illet olduğu ortaya çıktı.
Dün Samsun'dan gelen bir haber, "trafik canavarı"nın da ipinin çekilmek üzere olduğu müjdesini veriyor.
Üç yıl önce bu kentte bir minibüsle otomobil çarpışmış, minibüs yolcularından üniversite öğrencisi Meliha Şenol yaralanmış. İş gücü kaybına sebep olan kalıcı sakatlık nedeniyle genç kız, minibüsün sahibi ve sürücüsü ile otomobilin sürücüsü hakkında toplam 600 milyar liralık tazminat davası açmış.
Yıllardır bağırıyoruz:
Yollarda canavar yok, insan hayatına değer vermeyen bir ülkenin ürettiği sorumsuzlar var. Bu mikropların ilâcı adalettir. Ne kadar adalet, o kadar güvenlik!
Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, bu çığlıkların önerdiği tedbire hak vermiş, davalıları Meliha Şenol'a 320 milyar lira tazminat ödemeye mahkûm ermiştir.
Bu kararı veren yargıcı övgüyle selâmlıyoruz. Meslekdaşlarını da aynı duyarlılığa sahip çıkarak onu izlemeye çağırıyoruz.
İnsan hayatının eskisi kadar ucuz olmadığı iyice bir görülsün.
Bakalım o zaman canavar kalacak mı ortalıkta!
Soyguna ilâç!
İlâç skandalı, belli ki çok ortaklı, organize ve sistematik bir soygundur.
Bu suçun failleri şimdi fırtınanın dinmesini bekliyorlar. VATAN da, okurlarının sabrına ve sağduyusuna güvenip meselenin peşini bırakmıyor. Suçlular bulunana ve asıl bu soygun düzenine son verecek tedbirler hayata geçirilene kadar da bırakmayacak.
İstanbul C. Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma sırasında SSK İstanbul Satınalına Müdürü'nün verdiği ifade, bütün çirkinliği gözler önüne sermeye yeter:
"İhale listesi bakanlıktan geliyor. Etken madde değil, ilâç adı belirtiliyor. Usulsüzlüğün farkındayız ama biz emir kuluyuz.."
Soygun nasıl ikiye katlanıyor?
"Firmalar ellerinde 3 zarfla gelir. Birinde düşük, birinde orta, diğerinde en yüksek fiyat yazılıdır. Rakibi yoksa (rakiplerin baskı ve tehditle yok edildiği biliniyor) en yüksek zarfı bırakır giderlerdi.."
Devletin ve milletin hakkını savunan bir iktidar eylemi bekliyoruz. Yargı suçluları ortaya çıkarmaya çalışırken hükümet beklememeli, soygun çarkını kıracak yaratıcılığı göstermelidir.
Sağlık Bakanlığı'nın 230 milyon lira fiyat verdiği ilâcı bir ihalede üretici firma 88 milyon liraya mı indirmiş?
Bakanlık hemen, ihalede çıkan rakamı o ilâcın yeni fiyatı olarak ilân edebilir!
İbret böyle olur!
Biz, kendi boş verme alışkanlığımız yüzünden gemi azıya alan tehlikeleri kader saydık yıllarca..
Haberin Devamı

