Başbakan Erdoğan, çağdaş bir liderin niteliklerini taşıyor mu?
Lider, insanları arkasından sürükleyen kişidir. AKP=Erdoğan formülü bir gerçek olarak yaşadığına göre bu kriteri yerine getirdiği söylenebilir.
Ama lider sorumluluk verdiği çalışma arkadaşlarını seçerken sadakattan çok birikim, beceri ve performansa önem verir.
Meselâ Amerikalı çelik kralı Andrew Carnegie, mezar taşına şu sözlerin yazılmasını istemişti: "Burada kendisinden daha vasıflı kimseleri emrinde çalıştıran bir insan yatıyor.."
Başbakan Erdoğan'ın liderliği işte bu noktada zaaf gösteriyor.
Lider icraat, performans ve standartlar konusunda acımasız olmak zorundadır. Kurduğu hükümet iki yıl geçti, hiç değişmedi.
Bütün bakanlarının başarılı olduklarını iddia edemeyeceğine göre kendi zaafı yüzünden başarıyı riske sokuyor demektir.
Ağa kâhyasına hoşgörü gösterebilir ama lider tekleyen bir bakanın koltuk işgal etmesine hiçbir nedenle razı olamaz.
Başbakan'ın iki yıllık performansı değerlendirdikten sonra geç bile kaldığı kabine revizyonunu gerçekleştirmesi artık mecburiyet halini almıştır. Çünkü bu ihtiyaç sokağın nabzında atmaya başlamıştır.
En önemli üç sorun..
Ankara Ticaret Odası'nın, orta sınıfı oluşturan esnaf ve tüccar ağırlıklı çevrede düzenlediği kamuoyu araştırması en önemli toplumsal sorunları ortaya çıkarmıştır.
Ankete katılanların yüzde 39,5'i Türkiye'nin birinci öncelikli sorununun işsizlik olduğunu söylemiştir.
İkinci büyük sorun yüzde 31,7 ile kişisel güvenlik ve artan suçlardır.
Üçüncü büyük, öncelikli ve bıktırıcı sorun ise yüzde 27,8 ile devlet dairelerindeki rüşvet..
AKP'yi işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluğa karşı biriken toplumsal tepki iktidara getirdi. Son yıllarda benzeri görülmemiş siyasi istikrar imkânını işsizlik ve rüşvet sorunlarını çözmek yolunda değerlendiremeyen iktidar başarılı olduğunu iddia edebilir mi?
Asayiş sorunları ülkenin ikinci büyük meselesi durumuna bu iktidar döneminde yükselmiştir. Büyük kentler suç örgütlerinin egemenliği altına girmiş, insanlar hangi köşede gaspa veya kapkaça uğrayacakları korkusu ile sokakta dolaşamaz olmuşlardır.
AKP'yi iktidara getiren iki büyük sorun aynen duruyor. Bunun üzerine bir de asayiş ve güvenlik sorunu eklenmiştir.
Bakanlar ne yapıyor? Sadece bakıyor!
Başbakan'a, Alman filozof Kant'ın bir sözünü hatırlatmak isterim: "Zaman sessiz bir testeredir..'
O genellikle gazete okumadığını söylüyor ama kısa ziyaretlerde bulunmak üzere Türkiye'ye döndüğünde (şimdi Polonya'da) belki bir vesile ile gözüne ilişir.
Biz görevimizi yapalım!
Hükümet eskidi
Başbakan Erdoğan, çağdaş bir liderin niteliklerini taşıyor mu?
Haberin Devamı

