Adli Kolluk Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik, hukuk devletini tehdit eden bir adımdı.
Bu yanlış, Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen durdurma kararında açıkça belirtildi.
Yüksek mahkemeye göre iktidar yapmak istediği değişikliği yasa ile gerçekleştirmeliydi.
Öyle yapmadı, iki bakanlık (adalet ve içişleri) yasayla düzenlenmesi gereken bir alanda “idari işlem tesis ederek” yetki aşımında bulundu.
Bu yüzden kavga çıktı ve Türkiye’nin kazandığı seçkin örnek niteliği kısa bir zaman diliminde ağır hasar gördü!
Hükümet şimdi Danıştay’a uyarak varmak istediği hedefe yasa yoluyla gidecek olursa her şey düzelecek mi?
Hayır.. Mesele “kolluk gücü operasyona giderken bunu önce amirlerine haber vermeli mi?” sorusuyla patlak verdi.
Yönetim kalitesi...
İktidar “haber verilsin” diye bastırırken karşı görüşün sahipleri “Hayır” diye itiraz etti.
“Haber verilirse yolsuzluk operasyonları başarılamaz, çünkü suçlular tedbirlerini alırlar..”
Anlaşılacağı gibi konu “yönetmelik mi, kanun mu?” seçimi değildir.
Kanunla bile yapılsa değil mi ki operasyonlar üst makamlara haber verilecek, iki yol da başarıya hizmet etmeyecektir. Haber sızacak, suçlular delilleri kararttıkları gibi firar şanslarını da kullanacaklardır.
Bu olayın devlet içinde yarattığı vahim sarsıntı, son bir haftadır Batı medyasının üstünde kafa yorduğu konuların başında yer alıyor.
Çok doğal.. Çünkü Türkiye son yıllarda özellikle ekonomi ve siyaset alanında büyümüş, gözlenmesi, izlenmesi gereken bir güç haline gelmiştir.
Halkı korkutmayın
Ama yönetim kalitesi aynı oranda ve süratte artmamıştır.
Sıkıntının sebebi belli ; Başbakan çareyi yanlış yerde arıyor.
Öfke yüklü konuşmaları sadece gerginliği ve kutuplaşmayı arttırıyor. Topladığı kalabalıklara ümit ve güven verecek yerde korkularını tahrik ediyor.
“Burada çok çirkin, çok tehlikeli, içinde casusluk olan, içinde ihanet olan niyetler var”mış..
Yolsuzluk süsü vererek milli iradeyi, milleti, Büyük Türkiye’yi hedef” almışlar..
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Ağustos ormanında çıkan yangınları hatırlatıyordu.
Bir anda dolar fırladı, borsa çöktü, sıcak para gereksiz tedirginliğe kapılarak kaçtı.
Yine de pek önemli değildir bu olan biten..
Türkiye bu krizde hukuk devleti görüntüsü vermeliydi, veremedi.
Adalet Sarayı önünde hükümet baskısına karşı sokaktaki vatandaştan yardım isteyen savcı, kriz ortamına daha fazla hizmet etmiştir!
Hukuk devleti değilsen bitti!
Haberin Devamı

