Türkiye garip bir ülke.. Her gün yüreğimizi ağzımıza getiren bir şey oluyor ama genellikle korkulan şey olmuyor.
Anayasa Mahkemesi dün Tayyip Erdoğan'ı AKP Genel Başkanı kabul etmediği anlamına gelen bir karar aldı. Karar, Erdoğan'ın siyasi yasağı nedeniyle kurucu üyelikten ayrıldığı tarihten bu yana geçen süreyi kapsıyor.
Kapsıyor da ne oluyor? Hiç..
Genel Başkan olarak yaptığı eylemler ve attığı imzalar geçersiz hale mi geliyor?
Bu yüzden Erdoğan'a cezai bir sorumluluk mu çıkıyor? Hayır.. Temel fıkrası gibi:
Temel can arkadaşı Dursun'a borç vermiş. Dursun borcunu inkâr edince mahkemelik olmuşlar. Mahkemede Dursun "Hakim bey ben bu adamdan para almış olamam. Çünkü oni tanimayrum" deyince Temel küplere binmiş:
"O bana tanimayrum diyorsa ben oni hiç tanimayrum!"
Yargı Erdoğan'ın genel başkanlığını tanımamış, fakat Erdoğan da yargı kararını tanımayarak işini bildiği gibi sürdürmüş.. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayınlandığı güne kadar da isterse sürdürecek.
Belki AKP? hukuka saygılı davranmak adına son yasal düzenlemelerle engellerinden kurtulan Erdoğan'ı partiye üye kaydedip yeniden genel başkan seçecek.
Anayasa Mahkemesi, üç ay önce vermesi gereken kararı dün vermiştir. Bu karar o günün koşullarında doğru olacakken bugün değildir. Çünkü Erdoğan'ın kurucu üye ve genel başkan olması önündeki tüm engeller bu süre içinde yapılan yasal düzenlemelerle ortadan kalkmıştır.
Ve dünkü kararın da hiç bir hukuki anlamı kalmamıştır.
Dün haber toplantısında bu gelişmelere başlık ararken halkın hissiyatını gerçek durumla bağdaştıran en çarpıcı manşeti Görsel Yönetmenimiz Aydoğan Kaçıra önerdi:
"Çene suyuna çorba!"
Ama yargının kendisinden esirgediği hassasiyeti biz gösterdik ve vazgeçtik.
Eller Ay'a biz yaya
Ankara'da aynı hukuk metni üstünde 11 Anayasa Mahkemesi yargıcının ortadan bölündükleri gün Paris'te politikacılar Almanya ile Fransa'yı bütünleşmeye götüren ortak iradeyi imzaya bağladılar.
Avrupa tarihinin en amansız düşmanları uyanık önderleri sayesinde küresel bir güce geleceğin vaad ettiği ufuklara ilerliyorlar.
Elysee Antlaşması'nın 40'inci yıldönümü nedeniyle yayınlanan ortak bildiri, iki ülkenin bütünleşme iradesini dünyaya duyurdu.
Almanya ve Fransa, kanunlarının uyumunu, dış politikada ve ekonomik alanda ortak hareket etmeyi, iki ülke insanlanna çifte vatandaşlık hakları tanımayı hedefliyor.
Ayrıca AB üyesi öteki ülkeleri peşlerinden sürükleyecek bir örnek yapılanmayı öngörüyor.
Bu tarihi zirve noktası, bölgesel ihtilâfları çözümsüzlüğe mahkum eden çağdışı siyasetçilere, küreselleşmenin yüklediği sorumlulukları hatırlatıyor.
..Ve başımızdakileri "eller Ay'a biz yaya" sözüyle hicvetmekten daha fazla şeyler yapma mecburiyetinin çanlarını çalıyor.
Hükmü yoktur!
Türkiye garip bir ülke.. Her gün yüreğimizi ağzımıza getiren bir şey oluyor ama genellikle korkulan şey olmuyor. Anayasa Mahkemesi dün Tayyip Erdoğan'ı AKP Genel Başkanı kabul etmediği anlamına gelen bir karar aldı.
Haberin Devamı

