Hoşgeldin müjdesi

Avrupa Parlamentosu gözlerimizi yaşartan anlar yaşattı bize. Dün Türkiye raporunun oylanmasından önce parlamenterlerin kaldırdıkları EVET pankartları, yüz elli yıllık rüyanın gerçekleşmek üzere olduğunu belli eden "hoşgeldin" müjdesi gibiydi

Haberin Devamı

Avrupa Parlamentosu gözlerimizi yaşartan anlar yaşattı bize.

Dün Türkiye raporunun oylanmasından önce parlamenterlerin kaldırdıkları EVET pankartları, yüz elli yıllık rüyanın gerçekleşmek üzere olduğunu belli eden "hoşgeldin" müjdesi gibiydi.

Türkiye karşıtları, kendileri gibi düşünenlerin özgür hareket edemeyeceklerini gerekçe göstererek "gizli oy" kararı çıkarmışlardı. Türk ve AB bayrakları eşliğinde değişik dillerde "evet" yazan pankartlar gizlilik kararını protesto etmekten daha önemli işler başardı.

Bizi istemeyenlerin cazgırlığı yıllarca, istenmediğimiz bir evin önünde içeri alınmayı beklemenin onur kırıcı hissiyatını yaşattı Türk halkına.

Avrupa Parlamentosu, Türkiye'ye karşı önyargılarla örülen duvarı yıkan güçlü bir irade ortaya koydu dün.

Türkiye'yi rencide edecek teklifleri büyük oy farkları ile geri çevirdikten sonra nihai raporu 262'ye karşı 402 oyla kabul etti.

Bu parlamento, Avrupa halklarının doğrudan seçtiği üyelerden oluşuyor. Siyasi liderlerin bize şart dikte ederken kullandıkları "Halk Türkiye'nin üyeliğine karşı" palavrası dün tedavülden böylelikle kaldırılmıştır.

Başkan Borrell'in de dediği gibi, Türkiye ile müzakerelerinin tam üyelik dışında bir seçenek olmadan, koşulsuz olarak ve "geciktirilmeksizin" başlatılması karar altına alınmıştır.

Evet, bu kararın bugün buluşacak AB liderleri zirvesi üstünde hukuken bir bağlayıcılığı yoktur. Ama kuşkusuz bu demokratik irade Türkiye'ye zorluk çıkarma niyetleri üstünde caydırıcı etki yaratacaktır.

Türkiye, geleceğini Avrupa'da gördüğü için AB üyesi olmak istiyor.

Bunun AB'ye ekonomik ve sosyal bakımdan ağır faturaları olacaktır.

Ama AB de bu açılımı sayesinde İslâm dünyasına vereceği mesajla küresel bir güç olmanın şartını yerine getirecektir.

Sürecin en kritik virajını yarın döneceğiz.

Çocuklarımıza özgür, güvenli ve müreffeh bir gelecek bırakma çabalarımızın ilk somut başarısını inşallah yarın kutlayacağız.

Oliver Stone borcunu ödedi mi şimdi?
"Geceyarısı Ekspresi" filminin senaristi üç Oscar'lı yönetmen Oliver Stone Türkiye'ye gelip özür diledi.

Pişmanlık belirtmek fazilettir ama o filmin yirmi yılı aşkın bir süre Türk imajına verdiği zararı telâfi edebilir mi?

"Türkiye'de pek çok kalbin kırılmış olmasından dolayı üzüntü ve pişmanlık duymaktayım. Ve bu filmin yaratmış olduğu ırkçı yansımanın farkına varmış bulunmaktayım" demiş.

Gerçekten de yaptığı filmi dünyadaki Türk düşmanları iftiralarına adeta kanıt olarak kullanmış, yurt dışında okuyan öğrenciler, orada yaşayan işçiler bu filmin etkisiyle zehirlenmiş ilişkilerin ağır bedellerini ödemeye mahkum olmuşlardır.

Haksızlık hangi aletle yapıldıysa özür borcu da aynı şekilde ödenmeli.

Oliver Stonu'u kabul ederek onu onurlandıran Kültür Bakanı Mumcu acaba bu sanatçı-aydın sorumluluğunu kendisine hatırlattı mı?

Dünyayı sarsan bir hakareti, evimizde kulağımıza fısıldanan bir özür sözü affettiremez.

DİĞER YENİ YAZILAR