Hileli kumar

Haberin Devamı

Siyaset kurnazlığa tamamiyle kapalı değildir ama bir dereceye kadar...

Kumar riskleri göze alınmamalı.

Sonuç, kurnazlığa başvuranı kimsenin yüzüne bakamaz duruma düşürmemeli.

Önceki gün TBMM Anayasa Komisyonu’nda BDP’li Hamit Geylani, seçim barajının yüzde 3’e düşürülmesini önerdi.

Anayasa paketini meclisten geçirirken ve sonraki muhtemel referandum aşamasında iktidar partisinin BDP desteğine ihtiyacı var.

BDP’nin de öne sürdüğü 6 şartın en başında barajın indirilmesi yer alıyor.

Sanıyorum kafasında uyanan tilkilerin dürtüsü ile Komisyon Başkanı Burhan Kuzu BDP’lilerin gönlünü kazanacağını umduğu bir oyuna heves etti.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bizdeki kadar yüksek seçim barajı olmadığını belirterek önergeye destek olunabileceği izlemini verdi.

Bu bir taktikti. Ama yüksek kalite bir yaratıcılık yansıtmadığı için muhalefete mensup komisyon üyeleri oyunu bozdular. Oylamaya katılmayarak önerinin AKP oylarıyla reddini sağladılar.

Hedef Başkanlık...

Aslında CHP ile MHP de baraj düşsün istemiyor. Çünkü bu antidemokratik baraj engelinden kendileri de yararlanıyor ve baraj inerse AKP kadar değilse bile çıkaracakları milletvekili sayısı bakımından onlar da kayba uğrayacaklardır.

Ama fark etmiyor; siyaset böyle dar alanda kazanılmış küçük zaferlerden de besleniyor.

Bu olayda Burhan Kuzu’nun uğradığı hayal kırıklığı onun “hevesli ama yeteneği yok” diye damgalanmasını gerektirmez.

Çünkü onun daha büyük bir oyunun başrol oyuncuları arasında yer aldığını düşünenler vardır. Bu çevrelere göre AKP yöneticileri, durduk yerde başlarına dert açmaktan zevk duyan tipler değil.

Ülkeyi bugün tek başına Tayyip Erdoğan yönetiyor. Bunun bilimsel anlamda bir adı yoktur. Cindoruk buna “Başbakanlık Sistemi” diyor.

Hedef, anayasa paketi ile 2012’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanmış bir yapının oluşmasını sağlamaktır.

“Tek adam”lığını çok önceden ilân etmiş olan Erdoğan o tarihte Gül’ün yerine Çankaya’ya “Başkan” olarak çıkacaktır.

Büyük oyun budur ve Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu da, yürüyüşün yasal zeminini oluşturmakta önemli bir role sahiptir.

Balık, iğne ve yem...

CHP ve MHP milletvekilleri Kuzu’nun oyununu bozduklarını düşünerek sevinebilirler tabii ama unutmasınlar ki, anayasa paketinin doğuşu ve yürütülüşü bile baştan sona hileli bir kumarın işaretlenmiş kartlarını hatırlatıyor.

Anayasayı bir sonraki meclisin yapması daha yakışık alırdı. Erken hamle başarıya ulaşırsa ne âlâ, ulaşmazsa yine önemli bir fonksiyon icra edecektir.

Bu paket üstünde yürütülecek tartışmalar millete işsizliğini, yoksulluğunu, soyulduğunu, özgürlüklerinin kısıtlandığını unutturacaktır.

Paketin oluşumuna bile kurnazlık şekil vermiştir.

İktidar partisinin tek derdi, kapatılma tehlikesine son vermek ve “ne olur ne olmaz” tedbiri olarak Yüce Divan’ın yargıçlarını bildikleri, güvendikleri kişiler arasından seçmektir.

Bunu halka yutturmanın yolu, yine aynı danışmanlık (tilki) hizmetinden yararlanmaktır:

Yargıyı ele geçirmeye dönük maddeler arasına serpiştirilen hoşa gidecek önerilerin fonksiyonu işte budur.

Kurnaz siyasetçiler sade vatandaşı balık gibi görür. Balıklar da malûm; yemi görür, iğneyi görmez!

DİĞER YENİ YAZILAR