Genel seçimden bir buçuk yıl sonra yapılacak yerel seçim demokrasi için şanstır.
Halkın eğilimlerinden iktidar da, siyasi muhalefet de dersler çıkarabilir çünkü.
Ama yazık ki ay sonunda yapacağımız seçim, bu yararlı hizmeti üretmekten uzak kalacak gibi görünüyor.
Araştırmacı Selim Oktar dünkü VATAN'a yaptığı açıklamada "Seçimin galibi 'hiçbiri partisi' olacak" diyordu.
Bu söz, "Beni temsil eden parti yok" düşüncesiyle sandığa gitmeyecek olan seçmenlerin, AKP'ye oy verecek seçmenlerden daha kalabalık olacakları tahminini içeriyor.
Bu parti (!) 3 Kasım seçiminde ikinci çıkmıştı. O seçime katılım yüzde 76'da kaldığına göre sandığa gitmeyenler yüzde 24 olmuştu.
Selim Oktar 28 Mart'ta bu oranın büyüyeceğini öngörüyor.
Neden böyle oldu?
CHP hata yaptı..
Ekonomide canlanma başlamadıysa da ümit uyandıran bir istikrar ortamı oluşmuştur.
AKP iktidarı, siyasi İslâm kökeninden üreyen endişelere rağmen partilerinden ümidi kesen merkez sağ seçmenlerin gözünde beklendiği kadar korkutucu değildir hâlâ..
Hükümetin AB üyeliğine asılma azmi ve Kıbrıs'ta çözümden yana tavır alması, irticaya duyarlı kesimleri bile etkilemiş durumdadır. Bu kesimin "teşvik kredisi" anlamındaki oyları iktidar partisine gidecektir.
Buna bir de, kent ve belde menfaati için iktidar adayını seçme eğilimini eklemek lâzım.
Böyle bir hesap AKP'nin 3 Kasım'dan daha büyük fark yakalayacağını gösteriyor.
Peki, baraj altında kalan partilerin seçmenlerine şemsiye olması beklenen CHP'nin durumu ne?
Selim Oktar bu partinin 3 Kasım'daki oyu alamayacağını, çünkü İstanbul'daki son araştırmalardan birinde CHP oylarının yüzde 6 çıktığını söylüyor.
Sağduyu dileği
CHP muhalefette yıprandı, eridi.
Laik rejimle ilgili endişe taşıyanlar bile AB ilerleyişine ve Kıbrıs'ta çözüm politikalarına zarar veririz korkusuyla CHP'den oylannı esirgeyeceklerdir. Sandığa gitmeyecekleri için AKP'nin oy oranı, kullanılmayan oylar yüzünden aşın yükselecek..
Cumhuriyeti kuran parti, cumhuriyet değerlerini savunabilmek bir yana onlara dolaylı zarar veren bir dağınıklığa sürüklenmiştir.
Şimdi tek umut, 28 Mart seçiminden çıkacak sonucu AKP yönetiminin yanlış okumaması, çekirdeğindeki siyasal İslamcılardan gelecek baskılara karşı sağlam durmasıdır.
Türkiye'nin geleceğini AKP'nin sağduyusuna emanet etmek bir kader değil, CHP'nin kötü politikalarının dayattığı bir oldu bittidir.
Dileriz bu oldu-bitti, 2004ün tarihi fırsatlarını kaçırmamıza sebep olmaz, rakiplerinin altın tepsilerde sunduğu seçim zaferlerini AKP'nin hak etmesine vesile olur.
Hiçbiri Partisi
Genel seçimden bir buçuk yıl sonra yapılacak yerel seçim demokrasi için şanstır
Haberin Devamı

