Seçimde DYP barajı belki geçebilir ama Anavatan için böyle bir umut yok ve ufukta da görünmüyor.
Bu gerçeğin kabul edilip gereğinin yapılması yolunda geç bile kalındı.
Atalarımız “Geç olsun, güç olmasın” derler ama taraflar siyasetçi olduğu için kolay bir sonuç bekleyemeyiz. Arkadaşımız Bilâl Çetin’in merkez sağda pişirilen Demokrat Parti oluşumunu bu nedenle tedbirli bir iyimserlikle karşılamamız gerekiyor.
Birçok profesyonel araştırma kuruluşu son seçim anketleri içinde gerçeğe en yakın gördükleri çalışmanın Selçuk Üniversitesi’nden çıktığını söylüyorlar.
O ankette AKP ile CHP’nin son genel seçimdeki oy oranını tutturacakları görülüyor. Fakat DYP, barajı aşmakta zorlanacağı bir eşikte duruyor, yüzde 8,7 düzeyinde.. Anavatan çok daha gerilerde.
Yükseliş gösteren tek parti MHP. Halktan aldığı desteğin düzeyi bugün yüzde 14,2.
Önümüzdeki riskler
AKP’yi bıçak sırtında bir psikoloji taşıyor. Ekonominin kaymağını yiyen İstanbul’un iyimserliğini ve iktidara yönelik desteğini Anadolu’nun birçok yeri paylaşmıyor. Kasaba ve köy seçmeni burnundan soluyor. İşsizliğin ve gelir adaletsizliğinin ürkütücü etkileri suç istatistiklerinden okunuyor.
Önümüzde Türk halkının kendini daha da kötü hissetmesine sebep olabilecek risk faktörleri var. Ermeni tasarısının ABD Kongresi’nden geçmesi, baharla birlikte PKK saldırılarının başlaması, halkı kuşatılmışlık duygusu ile ve içe kapanmacı bir savunma refleksi ile savurabilir, MHP beklenmedik bir patlama da yaratabilir.
Seçmenin duygusal savrulmalarda ne kadar aşırıya gidebildiğini 3 Kasım seçimlerinde gördük.
CHP’nin milliyetçi rüzgârdan yararlanma çabası işe yaramayacaktır. Kimliğini zedelemek pahasına alacağı oylar, bu yüzden kaybedeceklerini ya karşılar ya karşılamaz.
Birleşmenin şartı ne?
DYP ile Anavatan’ın birleşerek bir siyasi güç haline gelmesi ve dördüncü grup olarak meclise girmesi, yalnız bu iki partinin değil ülkenin de çıkarına olur.
Toplumda eskilerin “hayra alâmet değil” diye niteledikleri türden bir sessizlik var.
Türkiye’nin siyaseti, uçların çatışmasına mahkûm edilmemelidir. Merkez sağın dengeli ve çözümleri makulde arayan geleneğine ciddi bir alternatif olarak Türk siyasetinin ihtiyacı vardır.
Demokrat Parti projesi akılla yürütülürse seçim döneminde siyasi kutuplaşmaların yaratacağı siyasal ve sosyal depremlere karşı Türkiye’yi koruyacak bir çare olur. Doğacak umut, DP alternatifini iki partinin toplam gücünden daha yukarılara çekebilir.
Fakat unutulmamalıdır:
Bu umudu Demokrat Parti’nin adı yaratmaya yetmez. Birleşmesi projelendirilen partilerin eski liderleri hakkında “menfaatlenecekleri şüphesi” asla uyanmamalıdır.
Merkez sağ için kullanılacak fırsat eski liderlerin feragatine dayanmadıkça karanlığa göz kırpmaktan öteye bir anlam taşımayacaktır.
Hiç fena olmaz!
Seçimde DYP barajı belki geçebilir ama Anavatan için böyle bir umut yok ve ufukta da görünmüyor.Bu gerçeğin kabul edilip gereğinin yapılması yolunda geç bile kalındı
Haberin Devamı

