Koyu taraftar takımı yenilince hayata küsecek kadar etkilenir ama tuttuğu takımı değiştirmez.
Bizdeki parti-seçmen ilişkisi de benzerlik yansıtıyor.
Eğitim düzeyi yüksek toplumda başarı ve başarısızlık, hızlı tepki ve değişim getiriyor.
Tüm gelişmemiş toplumlar kanaatlerini oylarına yansıtmakta geç kalıyorlar.
Seçmen hassasiyetinin en yüksek olduğu bozulma, rüşvet ve yolsuzluktur.
Türkiye son haftalarda siyaseti yolsuzluk üstünden yürütüyor.
Ama ne oluyor?
İktidar sıkıntı yaşıyor. Fakat gelişmiş demokrasilerde olduğu kadar etkilenmiyor bu durumdan.
Seçmen de yolsuzluğa değil adeta yakalanmalarına bozuluyor.
KONDA’nın Ocak 2014 araştırması sonuçları bu durumu çok net ortaya koyuyor.
Ankete katılanların yüzde 77’si (kabaca her 10 kişiden 8’i) rüşvet ve yolsuzluğun varlığına inandıkları hâlde bunun oy tercihlerinde bir değişiklik yaratmayacağını söylemişler.
Türk halkının partisini ve liderini günahı ile, sevabı ile “aileden biri” gibi görüp koruduğu, gelişmiş toplumların seçmeninden daha bağışlayıcı olduğu anlaşılıyor.
Dün bu konuları A&G Başkanı Adil Gür ile konuştum.
Türk seçmeninin parti değiştirmeye açık olmadığını söyledi.
Değer yargılarımızın yolsuzluklara bir yere kadar göz yumduğunu düşünüyor.
Ona göre “Bal tutan parmak yalar” sözü “Yesin; yeter ki etrafına da kazandırsın” anlayışı bir çeşit teşvik etkisi yapıyor.
Eleştiri ve icraat bağlamında muhalefet partilerinin daha yaratıcı olması gerekiyor. Suçlayan ve kötüleyen muhalefet anlayışı yerini hizmet projelerini hazır etmiş bir etkinliğe bırakmalı.
Önümüzdeki üç seçime de ekonomik durum ve yakın geleceğin vaat ettiği imkânlar yön verecek.
Adil Gür, dünya ve Türkiye büyük bir altüst oluş yaşamadığı takdirde ekonomik durumun belirleyici olacağını söylerken nedenini de anlattı:
“Çünkü” dedi “Halkın yüzde 80’i borçlu..”
Neredeyse herkesin borcu var ve insanlar borçlarını zor da olsa yönetmeyi becererek hayatlarını sürdürüyor.
İstikrarsızlık o nedenle yalnız devletin değil, bireyin de bir numaralı sorunu.
Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları muhalefet hesabına verimli bir oy kaynağı olacaktır.
Ama bu kaynağı abartmamak doğru olur.
Kötülemek bir yere kadar. Sonrası iktidar için de muhalefet için de hizmet olmalı..
Herkesin borcu var
Haberin Devamı

