Herkes haklı!

Ağca'nın tahliyesi ile ortaya çıkan karmaşa, Nasrettin Hoca fıkralarını andırıyor.

Haberin Devamı

Ağca'nın tahliyesi ile ortaya çıkan karmaşa, Nasrettin Hoca fıkralarını andırıyor.

Hani hakemliğine başvuran tarafları dinlediğinde ikisine de "Haklısın" deyince "Öyle şey olur mu Hoca efendi?" diye itiraz eden üçüncü kişiye Nasrettin Hoca "Sen de haklısın" demiş ya... Aynı komedi yaşanıyor!

Adalet Bakanı Çiçek "Ağca tahliye edilirken niçin müdahalede bulunmadı?" sorusunu sorarak kendisine eleştiri yönelten çevrelerin düştüğü çelişkiye dün isyan ediyordu.

Bu yanlışa hemen hepimiz ortağız.

Hem "Yargıya siyasi müdahale asla olmasın" diyoruz ve AB sürecinde bu yoldaki gerçekleşmeleri hızlandırmak için sabırsızlık gösteriyoruz hem de sonra "Ağca'nın tahliye edilmesine niçin seyirci kaldı?" diye Adalet Bakanı'na hesap sorup kusur yüklüyoruz. Cemil Çiçek dün şunu dedi:

"Adalet Bakanlığı'nda hiçbir hükümlünün dosyası bulunmaz. Ceza nerede infaz ediliyorsa orada bulunur. Tahliyeden bir gün önce tereddüt meydana geldiğinde bakanın 'hesap doğru mu; kontrol edeceğim getirin' deme yetkisi yoktur. Kararı yargı verecek. Bu olmuş, dört ayrı yargı merciinden geçerek tahliye kararı gerçekleşmiş."

Bakan elindeki tek imkânı şartlar oluşunca hemen kullandığını, yazılı emir yoluyla Yargıtay'a gittiğini belirtiyor.

Yani sonuçta hem "Adalet Bakanı yargıya karışmasın" diyenlerin hem "Ağca'nın bırakılmasına izin vermemeliydi" diyenlerin haklı olamayacağını söylüyor.

Ne yapalım, çoğumuz bu iki şeyi aynı anda istiyoruz! Ve bu olayda iki değil, üç tarafı da haklı buluyoruz.

Çünkü devlet adamı sorumluluğu taşıyan siyasetçilerin egemen olduğu toplumlarda böyle rezaletler yaşanmıyor.

Hem siyasi erk yargıya elini sokmuyor, hem İslahı imkânsız caniler toplumun vicdanına hakaret edercesine 5-6 senede sokağa bırakılmıyor.

Dün Bakan Çiçek söylüyordu; Türkiye'de her 1,5 yılda bir af çıkıyormuş.

Ayrıntıları bırakıp buradaki temel soruna yüklenmemiz gerekmiyor mu?

Askerlik ceza mı!
Ağca'yı kafesten kaçırdık ya, kafamızdaki tilkiler fazla mesai yapıyor:

Onun topluma karışmasını geciktirmek için ne cinlik bulabiliriz?

Zorlanan formül "Askere alalım, zaman kazanalım."

Bir yanlışı, başka bir yanlışla düzeltemeyiz. Topluma zarar vereceği inancı varsa, şartlı salıverme imkânının Ağca için işletilmemesi gerekirdi. Ama hem bu hak ona tanınacak hem de riskleri toplumu etkilemesin diye kışlaya gönderilecek...

Her şeyden önce kendi çocuklarımıza büyük haksızlık olur!

Ağca'nın bulunduğu birlikte vatan görevi yapanlara ceza vermektir bu. Yalnız onlara değil, onların anne ve babalarına da.

Vatani görev bir borçtur ama aynı zamanda da bir onurdur.

İmkânlarımızı bu terörist katile o üniformayı giydirmek için değil, giydirmemek için zorlamalıyız!

DİĞER YENİ YAZILAR