Her yerde Baykal

Haberin Devamı

CHP Cumhuriyeti kuran partidir başı kesilmiş tavuk gibi davranamaz.

Dün hâlâ “nasıl ederiz de Baykal’ı geri getiririz?” sorusu üstünde yapılan düşünce egzersizleri gündemi kaplıyordu.

Deniz Baykal’ın veda etmesinden bir kaç saat sonra yeni genel başkan koltuğuna oturmalıydı.

Bu olmamıştır, ayıptır!

Çünkü Cumhuriyet kadar eski olduğu halde CHP de kurumlaşmamıştır. Bu partide siyaset yapanlar da bulundukları yerleri lidere borçlu olduklarını düşünmektedirler.

Aynı fikirde olmamak nankörlük ve ihanettir, yaptırımı da silinmektir!

Lider “hakkınızı helâl edin” deyip evine gitmiştir ama izleyen, gözleyen varlığı bir ruh gibi örgütün her köşesinde hazır ve nâzırdır!

Bu gerçeği yetkili kurulların Kurultay’a kadar Genel Başkan’a vekâlet edecek kişiyi seçerken gösterdiği tedirgin kararsızlık ispatlıyor.

“Mahkeme kadıya mülk değil” demişler. Bu söz bütün kurumlar için geçerlidir. Özellikle de siyasi partiler için...

Ama bizdeki duruma bakar mısınız?


İstifa yürürlüğe girmedi!

Halkın gönlündeki yeni lider ve hatta yakın çalışma arkadaşları bile hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla bellidir.

Büyük bir parti halkın gözünde yükselen yıldızları kimlerdir; bilmez mi?

Bilir ama, lider değiştiği takdirde kendi yerlerini kaybedeceğinden korkanların çoğunluk oluşturduğu bir yapıda o yükselen kişilikler baskılanıp durdurulur.

Fırsatçı diye damgalanacaklarından korktukları için onlar da sipere girer beklerler. Bu yüzden parti de, kendisini yükseltecek yetenekli ve geleceği olan kişilere kolay kavuşamaz.

Bu silik ve korkak yapı liderin eseridir. Bağlılık gösterileri hoşuna gitse de bilmelidir ki bu bir zaaftır ve günahı da kendisine aittir.

Baykal’ın istifası yürürlüğe girmemiştir. Bundan dolayı mutlu olmamalıdır!

Rejimin ne kadar vahim tehdit ve tehlikeler içinde bulunduğunu, o uğursuz bant piyasaya sürüldüğü ana kadar kendi söylüyordu.

Anlattığı tehlikeler, bir saati bile boşa harcama lüksü tanımıyor. Buna rağmen Baykal Kurultay’a gitmezse Kurultay’ı Baykal’a götürmeye yönelik tasavvurlar “Dönüşüm muhteşem olacak” şarkısının fon müziğinde kaynatılıp duruyor.


Lewis’in kara kehaneti

Yazıktır, iki haftadan çok zaman kaybedilmiştir. Hiç değilse Baykal’ın istifasının yarattığı fırsat doğru kullanılmalı ve gelecek kazanılmalıdır.

Nedeni her neyse, istifaya mecbur olmuş bir lider kurtarıcı olamaz.

Halbuki Türkiye, kurtarıcı özelliklere sahip liderlere muhtaç durumdadır.

Dikkat!.. Tayin yoluyla geldiği görüntüsü veren bir yeni lider öyle bir misyonu taşıyamaz.

Kimin hayali ve yüreği yetiyorsa, liderliğe talip olduğunu göstermeli, almak için de cesaretle ileri atılmalıdır.

Çünkü şartlar ve gelecek, CHP dünyasından cesaret ve fazilet talep ediyor.

Dün Wall Street Journal yazarı Bret Stephens, tanınmış tarihçi Prof. Bernard Lewis’in bir kehanetini nakletti.

Amerikalı tarihçi ona Türkiye’deki laik cumhuriyetin on yıl içinde İran’daki İslâm Cumhuriyeti’ne dönüşeceğini İran’daki rejimin de laik bir cumhuriyete evrileceğini iddia etmiş.

Bu kara kehanete Türk halkının geçit vereceğine inanmayız. Ama demokratik ve laik rejimin kalelerinin güçlü olması lâzım.

Yaralanmış bir liderle olmaz bu.

Baykal, helâllikten daha fazla bir şey istememelidir partisinden!

DİĞER YENİ YAZILAR