Seçim yapan rejimlerin hepsi demokrasi değildir. Farkı şüphe gölgesi düşmemiş seçimler yaratır.
Önümüzde üç seçim var.
Yaklaşık 52 milyon seçmen, 450 bin sandıkta oylarını kullanacak.
Kazananlar düzene övgü düzerken kaybeden partiler ve adaylar her seçim ardından duymaya alıştığımız şüpheci varsayımları seslendirecek.
Tabii ki güven duygusunu zedeleyecek durumlar varsa bunların giderilmesi gerekir. Oluşan soru işaretlerinin muhatapları saygılı ve konuşkan olmalıdır.
Mesela seçmen sayısındaki ani artışlar, ikna edici cevaplar bulamamıştır bir türlü.
Müzmin güvensizlik hastalığı yerel seçimler yaklaşırken nüksetmiştir.
CHP Milletvekili Gürkut Acar mezarlıkta yatanlara oy kullandırıldığı söylentisine açıklama talep etti:
Mükerrer oy sorunu
“Yüksek Seçim Kurulu 24 Ekim 2013 itibariyle seçmen sayısını 54 milyon 971 bin olarak açıkladı.
Nüfusun yaklaşık 5 milyon arttığı bir zaman aralığında seçmen sayısı nasıl 12 milyon artmıştır?”
YSK Başkanı Sadi Güven dün vakti doğru seçilmiş bir basın açıklaması yaptı.
Nüfus artışı ile seçmen artışı arasındaki tutarsızlık için şöyle dedi:
“2007’deki seçmen kütükleri seçmenin beyanına göre oluşturuldu. İsteyen gelip bildiriyordu. Aradaki fark beyan esasından zorunlu adres kayıt sistemine geçilmesinden kaynaklanmaktadır.”
YSK Başkanı Güven, Havelsan’la yapılan anlaşma çerçevesinde sistemin güvenliğinin artırıldığını, bu sayede mükerrer oy kullanma imkânı kalmadığını ifade etti.
“Türkiye’de elektronik oylama var. YSK oylara müdahale edecek ve belirli bir yöne kanalize edilecek!”
YSK Başkanı Güven bu yaygın şüpheyi şöyle karşıladı:
“Türkiye’de kesinlikle elektronik oylama sistemi kullanılmıyor!”
YSK daha hazırlıklı...
Başkan neye güveniyor?
Çünkü YSK’ya sonuçlar internete kapalı, ayrı bir ağ üzerinden gelecek.
Aynı anda 22 siyasi partinin sistemlerine de ulaşacak.
Yine de dürüst bir seçimin yapıldığına beslenen inancı, partilerin sandık başındaki temsilcileri ya var edecek veya yok edecek.
Sandık kurulları 7 kişiden oluşuyor. Beşi partilerin temsilcileri...
Eğer bunlar sorumluluk bilinciyle hareket ederlerse sandığa hile karışmaz;
Sandık kapatılırken ve tutanak yazılırken dikkatleri azalmazsa, dürüst seçimin şartları gerçekleşmiş olur.
Temiz bir seçimi, sandık başında birbirlerini denetleyen parti temsilcileri garanti edecektir.
Partiler bu eğitimi seçime kadar mutlaka üyelerine vermelidir..
Her şey yine insana bağlı
Haberin Devamı

