Her şey seçim için

Haberin Devamı

Şahin’in dünkü itirafları, sistemin niçin tarafsız bir Meclis Başkanı’na ihtiyacı olduğunu iyi anlatıyor.

Dün gazetecilere, yapabileceği çok az şey kaldığını, o kadarını bile fazla ihtimal dahilinde görmediğini söylüyordu.

Bugünlerde en çok duyulan söz şu:

“Binmişiz bir alâmete, gidiyoruz kıyamete!”

Kim durduracak bu gidişi?

TBMM Başkanı Şahin, Anayasa değiştirmek gibi ciddi bir iş yapılırken ne gerekir; bunu çok güzel anlatıyor:

“Tabii ki tansiyonun düşmesi, aklıselimin egemen olması beklenir. Doğrusu benim de beklentim budur!”

İktidar ve muhalefet liderlerine “sağduyulu olun, tansiyonu düşürün” uyarısını ancak Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı yapabilir.

Bu makamların sahiplerine böyle bir hakkı tarafsızlıkları verir. Ama şansa bakın ki her iki makamın da tarafsızlıktan nasipleri bulunmuyor.

O nedenle de Meclis Başkanı, kurtuluş için tansiyonu düşürmeye ve sağduyuyu egemen kılmaya ihtiyaç bulunduğunu gördüğü halde “elimden bir şey gelmez” diyor.

Bu durumda tevekkül içinde kıyameti mi bekleyeceğiz?

Propaganda makinesi

Biz demokrasimizin her şeye rağmen savunmasız olduğunu düşünmüyoruz.

Evet, CHP lideri Baykal’ın yaptığı iki öneriden herhangi birini kabul etmek, bu badireden en az zararla kurtulmak için şans olacaktı.

Yani anayasa paketini ikiye bölerek, geniş uzlaşı olan maddeleri mecliste bitirmek, sadece yargı düzenini altüst edecek değişiklikleri halk oyuna götürmek...

Çoğumuz merak içindeyiz:

Başbakan Amerika’ya giderken Baykal’dan gelen öneriyi niçin “Yasal zemini varsa biz varız” diye karşıladı?

Şimdi daha iyi anlaşılıyor ki teklif AKP kurmayları üstünde baskın etkisi yaratmış, bu akılcı öneriyi hemen reddetmenin kendilerine puan kaybettireceğini görmüşlerdir.

Propaganda makinesi çalıştırılarak öneri şüphe törpüleri ile ufalanırken CHP’nin büyük bir taktik hataya düşerek ikinci bir öneri üretmesi AKP’nin oyunbozanlık arayışına zemin yaratmıştır.

İktidarın eli mahkûm

Aslında CHP’nin son getirdiği “Yargı ile ilgili konuları genel seçim sonrasına bırakalım” önerisi, “Referandumu bu üç konuda hemen yapalım” diyen ilk önerinin yerini almıyor, sadece seçenekleri zenginleştiriyor.

Yani Baykal aslında “Hangisini tercih ederseniz biz varız” diyor.

Ama Başbakan ve kurmayları, yandaş medyanın propaganda gücü ile bu gerçeği toz duman içinde kaybetmiş, CHP’yi hile ve tuzak peşinde koşan bir konumda göstererek kendilerine uzlaşma mecburiyeti yükleyen havayı dağıtmaya çalışmışlardır.

Çocuklar bile şunu biliyor ki AKP’nin amacı yargıyı tümüyle ele geçirmek ve kendilerinin seçeceği bir Anayasa Mahkemesi oluşturmaktır.

Hakları genişletici öteki maddeler, acı hapın etrafındaki tatlı kaplamadır.

Avrasya Kamuoyu Araştırma Merkezi’nin son araştırması, yargı ile ilgili maddeler ayrı olarak referanduma sunulacak olursa AKP’nin ağır bir yenilgiye uğrayacağını ortaya koyuyor ve iktidarı CHP önerisine karşı çıkmaya mecbur ediyor.

Sağduyu değil siyasi içgüdüler yönetecektir önümüzdeki dönemi; bu belli.

“Bir numaralı tarafsız” kadrosundaki Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı Şahin’den daha fazlasını yapmayacaktır.

AKP için ideal sonuç, Anayasa önerisi Anayasa Mahkemesi’nden dönmüş bir mağdur iktidar olarak genel seçime girmek olacaktır!

DİĞER YENİ YAZILAR