Hemen, bugün!

Batılı demokrasilerde seçimler "kullanma tarihi" bir sonraki seçim olan iktidarlar çıkarır. Bizde niçin farklı? Niçin bizim iktidarlar kullanma tarihi dolmadan hemen eskiyor?

Haberin Devamı

Batılı demokrasilerde seçimler "kullanma tarihi" bir sonraki seçim olan iktidarlar çıkarır.

Bizde niçin farklı?

Niçin bizim iktidarlar kullanma tarihi dolmadan hemen eskiyor?

Çünkü yığınların özlemlerine hitap ederek aldıkları oylarla iktidara gelen partiler kısa zamanda içlerindeki aşırıların maskarası oluyorlar.

Devlet rantlarına ve kadrolarına çullanıyorlar, ideolojik atraksiyonların cazibesine kapılarak güçten ve gözden düşüyorlar.

AKP iktidarının üst üste yanlışlarla örülen dört aylık seyir defteri, siyasi bir drama benziyor.

Bu iktidarın yaptığı yanlışları, akıl eksikliği değil çıkarcı kurnazlıklar yarattı.

Erdoğan ve arkadaşları "Biz islamcı parti değiliz" dediler.

Irak işinde Türkiye'nin menfaatinin tezkereyi geçirmekte olduğunu söylediler.

Türban için acele etmeyeceklerdi.

Bürokraside kadrolaşma görüntüsü verecek saldırganlıktan uzak duracaklardı.

Kaza ile değil, bile bile..
Peki bu doğru söylemler hayata nasıl yansıdı? Tam tersi ile..

Ne dedilerse tersini yaptılar.

Şimdi "hocanın dediğini yap, yaptığını yapma" atasözünün haklılığını onaylayan traji-komik bir tablo bulunuyor karşımızda.

İktidar, kabahat işlerken yakalanmış çocuk gibi.. Yarın toplanacak MGK'yi, babadan azar işitecek çocuğun tedirginliği içinde bekliyorlar. Dışişleri Bakanı Gül havayı yumuşatmaya çalışırken yeni çamlar deviriyor.

Kadrolaşma suçlamaları için "Atamaları çıkarıyoruz, dökümünü yapacağız. Ölçüyü kaçırmışsak buna bakarız" diyor..

Türkiye aleyhine faaliyetleri Türk ve Alman makamlarınca tescilli, şeriatçı Milli Görüş Teşkilâtı'nı meşrulaştirıp devlet korumasına alan genelgesi için "Yeniden değerlendirilebilir, gerekirse geri çekilebilir" diyor.

MGK'dan önce olsun
Uzlaşma niyeti iyi ama şu tarafı sakat, hatta tehlikeli:
Demek ki yaptıklarını savunamıyorlar, tepki göreceklerini bile bile denemişler. "Yedirirsek ne âlâ, zorlanırsak vazgeçeriz" demişler.

Eğer partinin Milli Görüş kökenli çekirdek tabanına "Biz zorluyoruz ama görüyorsunuz yaptırmıyorlar" diyebilmek için bu işleri göze alıyorlarsa, artık bu takıyye siyasetinin maliyetini hesap etmeliler. Zarar büyük çünkü.

Vazgeçme zamanı gelmiştir.

Hem de yarın, öbür gün değil, bugün..

AKP, vazgeçilebilir şeylerden MGK zoruyla değil kendi iradesiyle vazgeçme basiretini göstermelidir.

MGK yarın.. Abdullah Gül "Milli Görüş'le ilgili Dışişleri genelgesi hata idi, geri çektim" açıklamasını bugün yapmalıdır.

AKP'nin halktan aldığı büyük desteği ve bu desteğin ülkeye hizmet için sunduğu fırsatı bir avuç aşırıya feda etmesi hem ayıptır, hem günah!

DİĞER YENİ YAZILAR