Hedef Saddam

Geçen yüzyılda iki büyük harp oldu. Birine girdik, öbürüne giremedik. Ama ikisinde de kaybettik.. Birinci Dünya Harbi, sürüklenmekten sakınmamız gereken bir savaştı

Haberin Devamı

Geçen yüzyılda iki büyük harp oldu. Birine girdik, öbürüne giremedik. Ama ikisinde de kaybettik..

Birinci Dünya Harbi, sürüklenmekten sakınmamız gereken bir savaştı. İmparatorluğun çökmesi ile sonuçlandı ve yorgun milleri bağımsızlığı için en kötü şartlarda bir kurtuluş savaşı vermeye mecbur bıraktı.

İkinci Dünya Savaşı ile ilgili kararları, birinci savaşın yıkıcı tecrübeleri etkiledi.

O kadar ki, savaşın sonuna doğru galipler safında yer alma fırsatını kullanmayarak On İki Adalar'ı, kolunu kaldırmaktan aciz hale düşmüş Yunanistan'a kendi ellerimizle altın tepside sunduk.

Atatürk hayatta olsaydı bunu yapar mıydı?

"Savaşa hayır" diyen sivil örgütlere, sade vatandaşlara sormuyorum, İnönü'nün mirasını politikalarında hâlâ yaşatan CHP'nin yöneticilerine soruyorum.

Saddam ve ahlâk
Böyle durumlarda hemen Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" özdeyişi hatırlatılır.

Ama dikkat; Atatürk'ün o sözünün orijinali biraz farklı: "Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz" demiştir Atatürk.

"Milletlerin siyasetinde ancak menfaatleri vardır. Kimsenin kimseye dost olmayacağını bilelim.." Bu da Atatürk'ün sözüdür.

En önemlisi de şu:

"Türkler bu topraklarda tam Batı medeniyetli 25 milyonluk bir toplum olunca kendi kendilerini savunacaklar. Elli milyona çıkınca, eğer çevrelerinde bazı meseleleri varsa, o vakit onlara bir göz atacaklar.."

Yani dış politikanın amacı milli menfaatleri elde etmek, bu hedefe barışa zarar vermeden ulaşmaya çalışmaktır. Ama milli menfaatleri ille de barış diye feda etmek değil!

Irak'a karşı savaşın hiçbir hukuki ve ahlâki nedeni bulunmadığını söyleyenler Saddam'a rağmen bu savlarını kendi vicdanlarına nasıl kabul ettirebiliyorlar?

O haydut ki yalnız komşuları için ilkel bir saldırgan değil, gazla öldürdüğü 5 bin Irak vatandaşının da katilidir.

Türkiye olmazsa..
"İki komşusuna saldırdı ama bize saldırmadı. Kimyasal silâhlarını bize karşı değil kendi halkına karşı kullandı.."

"Savaşa hayır" diyenlerin kafasındaki milli menfaat çerçevesi bu kadar bencil, çağdaş değerlerden bu kadar uzak mı?

Kimse kendini kandırmasın, Saddam'ın "her şeye evet" demesi bile artık savaşı önleyemez. Hedef Saddam'ı indirmektir.

Ya kendi inecek veya tüm despotlar gibi ulusuna büyük zararlar vererek yok olacaktır.

Türkiye "ben yokum" dese ve bu yüzden uğrayacağı kayıpları göze alsa bile bunun Irak'a yararı değil büyük zararları olacaktır. Dostluk borcumuz Saddam'a değil Irak halkına..

Savaş sonrasının galipler masasında Irak'ın toprak bütünlüğünü savunan Türkiye'yi eminiz Irak halkı daha iyi anlayacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR