Atatürk daha Kurtuluş Savaşı devam ederken öğretmenlere şu hedefi gösteriyordu:
“Efendiler, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun her şeyden önce Türkiye’nin istiklâline, kendi benliğine, milli ananelerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”
Türkiye Cumhuriyeti’ni 83 yıl, işte bu şuurla yetişmiş kuşaklar korudu.
Öğretim Birliği ilkesini delerek laik eğitime paralel bir dinci eğitim kanalı oluşturmak, en başta bu sigortayı devre dışı bırakmaya yönelik sinsi niyetlerin hedefi olmuştur.
Son Milli Eğitim Şûrası’nın imam hatiplere siyasal ve hukuk fakülteleri yanında asıl öğretmenlik mesleğine giden kapıları açma amacına kurgulanması sebepsiz değildir.
Eğitimde hedefe giden kestirme yol, öğretmeni elde etmektir.
Atatürk’ün gördüğü bu gerçeği, sonra gelen pek çok siyasetçi ya görememiş veya siyasi çıkarları uğruna hafife almıştır.
Bursa Nutku...
Atatürk, benzersiz dehasını bu tehlikeyi tahmin ederek göstermiştir.
1933’te “Bursa Nutku” adıyla bilinen konuşması, Cumhuriyet’e ve devrimlerine yönelecek bir tehlike karşısında Türk Genci’nin nasıl davranacağını anlatır.
Bir gün devlet bile zaaf içine düşebilir, siyasi iktidar güvenilir olmayabilir ama Türk Genci her şart altında eserini koruyacaktır.
Karanlık güçlerin hayatına son verdiği Prof. Ahmet Taner Kışlalı “Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi” adlı kitabında şu yorumu yapıyor:
“Atatürk hem gelecek iktidarlar hem de gençlik konusunda yanılmamıştır.”
İktidarın niçin imam hatip liselerine yönelik talebi teşvik etmeye ve burayı bitirmiş çocukların öğretmenlik mesleğine yönelmelerini sağlamaya çalıştığı daha iyi anlaşılıyor.
Cüretleri arttı
AKP iktidarı bu niyetini son Eğitim Şûrası’nda açık açık eyleme dönüştürmüş, iktidarın pervasızlığından cüret alanlar da “göze girmek” veya “kahraman olmak” gayreti ile kendilerini ortalara atmaya başlamışlardır.
Atatürk’ten “Bu adam” diye söz eden bir profesörün ifade özgürlüğü hakkını kullandığını söyleyenler, acaba Şanlıurfa’da Şuurlu Öğretmenler Derneği adlı örgütün düzenlediği gece için ne diyecekler?
Bu derneğin hangi şuura kulluk ettikleri belli olan öğretmenleri, Öğretmenler Günü’nü harem-selâmlık düzeninde, Atatürkçü Düşünce Derneği ile alay eden konuşmalar eşliğinde, hediyesi Kur’an’ı Kerim ve Saidi Nursi kitapları olan çekilişlerle kutlamışlar.
AKP’nin eğitim konusundaki duruşu, Atatürk’ün gelecek iktidarlara ilişkin endişelerini doğruluyor.
Dikkat!. Bu politikalarda ısrar, Cumhuriyet’in güvencesi olan gençliğin de nitelik değiştirmesine sebep olacaktır.
Getireceği Cumhurbaşkanı ise yalnız hakimleri, savcıları, valileri ve büyükelçileri değil, üniversitelerin rektörlerini de Atatürk’e “Bu adam” diyen kafalarla değiştirecektir!
Hedef gençlik
Atatürk daha Kurtuluş Savaşı devam ederken öğretmenlere şu hedefi gösteriyordu:“Efendiler, yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun her şeyden önce Türkiye’nin istiklâline, kendi benliğine, milli ananelerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.”
Haberin Devamı

