Hedef doğru ama..

Seçim dönemi yaklaştıkça AKP iktidarının laik cumhuriyetle çatışma alanları genişliyor. Türban, imam hatip, Kur'an kursları, YÖK derken iktidar, kontrol ettiği belediyeler eliyle alkolle mücadeleye hız verdi

Haberin Devamı

Seçim dönemi yaklaştıkça AKP iktidarının laik cumhuriyetle çatışma alanları genişliyor.

Türban, imam hatip, Kur'an kursları, YÖK derken iktidar, kontrol ettiği belediyeler eliyle alkolle mücadeleye hız verdi.

Bazı belediyeler, işlettikleri veya kiraya verdikleri tesislerde içki satışını yasaklarken bazıları da alkollü içki satılan lokantaları kent dışına çıkarma hazırlığına başladı.

Alkolün insan sağlığına zararları ortada dururken bu bağımlılığa karşı getirilen koruyucu tedbirlere kimse itiraz edemez. Toplumlar bu mücadelede başarılı olmak için yasal tedbirler yanında elbette dinden yardım almayı da ihmal etmeyecektir.

Nitekim şu günlerde Avrupa Birliği ülkeleri de bu mücadelenin içindedir ve başarıyı önleyen engelleri, her imkânı kullanarak aşmaya çalışmaktadırlar.

Seçilen yol yanlış

Çağdaş mücadelenin temelinde yoğun bilgilendirmeye dayalı caydırma çabası vardır. İçki satışına yaş sınırı getirmek, alkollü içkilere yüksek vergi uygulamak gibi..

Ama tüm bu çabaların ortak amacı insan sağlığını korumaktır.

Oysa bizdeki uygulama "içki haram" gerekçesine dayandığı için mücadele "topluma yaşam biçimi empoze etme nin sevimsizliği ile sakatlanıyor. Bu da her şeyden önce alkole karşı mücadeleye zarar veriyor.

Yani hedef doğru, yöntem yanlıştır..
İçki içenleri "kırmızı bölgeler" icat edip ayrı mekânlara toplamak, yeni bir bölme ve bölünme sebebidir. Zaten harem-selâmlık ilkelliği her gün genişliyor. Başbakan geçen gün "Kürt, Laz, Çerkez, Boşnak ve Türk" alt kimliklerini birleştiren bağın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğunu söyledi.

O konuşmada da yaptığı gibi her fırsatta "inanan-inanmayan" ayırımı yapıyor.

Bunca zorlama yetmedi, milleti bir de içen-içmeyen diye mi ayıracağız?

Samimiyet eksiği

İstanbul Belediye Başkanı Topbaş dün bir gazetede, ilk kez Anayasa ile ters düşmüyor olmanın keyfini çıkarıyordu. 58'inci madde gençleri alkol düşkünlüğünden koruyacak, 59'uncu madde ise vatandaşların beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirler konusunda devlete görev yüklüyor.

Doğru ama bunları eğitim yoluyla ve inandırarak yapmak başka, yetişkinlerin kendi tercihleri ile içmelerine engel olmak başka bir şeydir.

İktidar, küçücük çocukları zehirleyen sigara konusunda niçin hassas değil? Çünkü açıkça "Sigara haram" yazmıyor.

Anayasa'nın işine gelmeyen maddelerini görmezlikten gelmeye devam ettiği sürece iktidarın yaptığı doğru işler bile takıyye damgası yiyecektir.

Mesela Madde 41'de özellikle ananın ve çocukların korunması, aile planlamasının öğretilmesi, Madde 42'de eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri doğrultusunda yapılması isteniyor.

Bunlara da saygı göstersinler ki alkolle mücadeleki samimiyetlerine inanalım!

DİĞER YENİ YAZILAR