Hayırlı hizmet

Haberin Devamı

Referandumda “Hayır” diyeceğini söyleyen sendikacının memurlara toplu sözleşme istemesi çelişki mi?
Ya da şöyle sorayım:

O sendikacının tutarlı olmak için mutlaka “Evet” cephesinde yer alması mı gerekir?

Memurlarla toplu görüşmeyi yürüten Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın dediklerine bakarsanız, sendikaların ve sendikacıların başka seçenekleri yok.

Yani paket içinde yer alan “memurlara toplu sözleşme” hakkı isteyenlerin, öteki maddeler ne getiriyor, ne götürüyor bakmadan “Evet” demeleri gerekiyor.

Demokrasi ahlâkı ve duyarlılığı tabii ki sendikacıların duruşunu doğru sayıyor.

Çünkü bir zümre, sınıf veya cemaatin özel menfaat kaygısı ile bütününe bakmadan anayasa paketini desteklemesi, egoistliktir.

Zaten birbiriyle ilgisi olmayan düzenlemeleri “hap” yaparak referandum yoluyla bir kerede halka yutturmak, iktidara bu nedenle cazip görünmüştür.

Yani insan zaafına dayalı bir av macerası ile karşı karşıyayız...

Halk balık mıdır?

“Balık yemi görür, iğneyi görmez“ önermesi bu referandumun ilhamını oluşturmuştur.

Çocuklara, kadınlara, özürlülere, şehit yakınlarına, gazilere pozitif ayrımcılık, özel yaşamla ilgili bazı haklar, memurlara toplu sözleşme, kamu denetçiliği gibi tatlı yemler, yüksek yargının iki kurumunu iktidar hegemonyasına sokacak iğneye takılmıştır.
İktidar sözcüleri ve medyadan seslenen cazgırlar yemin lezzetini methederek zokaya atlaması için halkı tahrik etmektedir.

Araştırmalar 12 Eylül’de halkın en çok yüzde 10’unun bilinçli olarak oy kullanacağını, geri kalanların lideri ne diyorsa onu yapacağını ortaya koyuyor.

İşte bu nedenle sendikacıların memura toplu sözleşme hakkını savundukları halde referandumda “Hayır” oyu kullanmaya kendilerini mecbur hissetmelerini saygıyla karşılamak gerekir.

Çünkü onlar Anayasa Mahkemesi’nin yeni hali ile laik demokratik rejimi, sınır tanımayan iktidarlar karşısında koruyamayacağını görmüş olmalıdırlar.

Evet kazanırsa HSYK ve Anayasa Mahkemesi iktidar güdümüne girecektir.

Gerektiğinde Yüce Divan görevi yapacak olan Anayasa Mahkemesi’nin üyeleri yargılayacakları kişiler tarafından seçilecektir.

Evet’ten sonra tufan

Bu iktidarın savunduğu hukuk, yargı ve adalet gibi kavramlar, Silivri’de ve HSYK krizlerinde kendini bol bol gösterdi.

Düşünün, bunlar AKP’nin “millet iradesi”ni tam kullanamamaktan şikâyet ettiği bir dönemde yaşananlardı.
Bu engeli aştıkları takdirde nelerle karşılaşacağız?
O gün geldiğinde olacaklardan kimsenin şikâyet etmeye hakkı olmayacaktır.

Başbakan, iğnenin etrafındaki iştah açıcı yemleri göstererek Hayır tabanından seçmen ayartmaya çalışıyor.
Dünkü mitingte yine yaptı bunu.

Yapsın, ama CHP ve MHP liderleri de ilham alsınlar Başbakan’ın taktiğinden.

Çünkü paketin içeriğini bilmeden liderine bakarak sandığa gidecek AKP seçmenleri öteki partilerden daha az değildir.
O insanlara pek alâ bu gidişin iyiye gidiş olmadığı anlatılabilir. Hatta bu insanlar “Hayır” oyu kullanarak kendi partileri ile liderlerine “Hayırlı bir hizmet” yapacakları konusunda ikna edilebilir.
Ve bu, halkı balık yerine koymaktan daha dürüst bir yaklaşım olur.

Yargı düzenlemeleri, demokratik hukuk devletine sehpa kurmaktır!

Yağlı ip yerine ipek fular kullanılıyor diye idama destek olunur mu?

DİĞER YENİ YAZILAR