Muhalefetten ve onun yaptıklarından şikâyet edenler demokrasi savunucusu olamaz.
Çünkü iktidar her rejimde ama muhalefet sadece demokraside mevcuttur. Saygı gören muhalefet demokrasilerin gücünü yaratan ayrıcalıktır.
Türkiye’de artık özgürce düşünmek, düşündüğünü açıkça söylemek insanların sağlığına, varlıklı ise varlığına zarar veriyor.
Rahat yaşamak, devletin vergi ve adli takibinden ve onların yıkıcı sonuçlarından uzak kalmak isteyenler, iktidarın her paketini içini açmadan, ne çıkacağını sormadan üç kere öpüp başlarına koyuyorlar.
Devlet gücünü hoşuna gitmeyen kişi ve kurumlar üstünde sopa gibi kullanan iktidar, çoğundan duymak istediği şeyleri işitmiştir.
Bu durum, çözüm niyetine güçlü bir altyapı kazandırma imkânını daraltmıştır. Daha fenası sanki toplum ülkenin birliğini, devletin toprak bütünlüğünü savunmaktan vazgeçecek kadar terörden bezmiş gibi bir hava yaratılmıştır.
Barış herkese lâzım ama..
“Kürtleri bir ulus olarak tanıyacaksınız; güvenliklerini sağlamasını, eğitimini, dini örgütlenmesini, sporunu, meclisini ve belediyelerini kendisinin yapmasını kabul edeceksiniz” diyen Öcalan ve “Türkiye Kürtlerden özür dilemeli” diyen Kandil’deki halefi, küstahça cesaretlerini bu zaaf görüntüsünden almıştır.
Demokrasinin serbestçe işlemesine izin verilmiş olsaydı muhalefetin itirazları, iktidarın avantajı ve pazarlık kozu olur, Öcalan da, Karayılan da bu kadar yüksekten atmaya cesaret edemezlerdi.
İktidar, oluşan yeni şartlar içinde terör örgütünün ehven bir barışa devletten daha fazla muhtaç olduğu gerçeğini hesap etmediği için hata işliyor.
Avukatları dün İmralı’ya giderek Öcalan’ın yol haritasını alacaklardı. Motorun yolda arıza yaptığı ve avukatların geri döndüğü haber verildi.
Arıza gerçekse hayırlı bir rastlantıdır, bir hafta önce uçuk hedefler koyan Öcalan’a yere basmasına fırsat tanıyacak bir zaman kazandırma tertibi ise, düşünen aklı ile bin yaşasın!
Muhalefet pazarlık kozu
Öcalan çözümün anahtarı olabilir ama bir hükümlü olarak onun sürece dahil olmasının tek yolu pişmanlık göstermesi ve gücünü terör tehdidini ortadan kaldıracak yönde kullanmasıdır.
Aksi halde İmralı’da oturup devleti ve milleti tehdit eden nadim olmamış bir terörist kimliğini sürdürecektir.
Öcalan’a itibar kazandırmaya yönelik zorlamalar ve tertipler sürecin zorlukları artırır. Sahne yeniden tertip edilmelidir.
Bir tarafta iktidar, öteki tarafta Öcalan varmış gibi bir görüntü mevcut. Öyle olmamalı.
Kendisi burada taraf değildir, taraf muamelesi yapılmamalıdır.
Kararı demokratik hukuk devletinin kurumları verecek. O merci de Millet Meclisi.
İktidar ile muhalefetin aynı şeyi düşünmeleri şart değildir.
Şimdi konuşmayanlar, ülkenin birliğini ve toprak bütünlüğünü tehlikeye düşürmeyen bir çözüm ufukta belirdiği an uzlaşacaklardır.
Şu aşamada muhalefetin itirazlarını iktidar, pazarlık kozu olarak kullanmalıdır!
Hayırlı arıza!
Haberin Devamı

