Siyasal İslâm'ın türban savaşına, aynı kökten gelen AKP iktidarı ağır bir darbe vurdu.
Türbanlı bir Türk öğrencinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne açtığı davadan çıkacak kararın, aynı sorunu yaşayan Avrupa ülkeleri için de yol gösterici bir ağırlık taşıyacağı biliniyor.
Bu mahkemede Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti davalı taraftır.
Kaderin cilvesine bakın: Türkiye'yi bu davada savunmak, eşi aynı nedenle Türkiye'yi AİHM'e şikâyet etmiş bir bakana, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e düşmüştür!
Dışişleri Bakanlığı'nın hükümet adına gönderdiği son savunmada AKP'nin türbanla ilgili savlarını "yerle yeksan" eden görüşler, tartışma kabul etmeyen gerçekler tonunda sıralanıyor.
Gericiliği teşvik
İşte birkaç örnek: Türbanın gericiliği teşvik ettiği belirtiliyor.
Üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasının, dinin siyasal alana çekilmesine ve siyasal araç durumuna gelmesine sebep olacağı dile getiriliyor ve sakıncaları anlatılıyor.
Türbanın kamusal alanda yasaklanmasının laik hukuk devletini temel alan Anayasa'ya, yasalara, mahkeme kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve çağdaş eğitim ilkelerine uygun olduğu belirtiliyor.
AKP, değişim iddiası taşıyan bir partidir ama bu kadarı, en iyimserlerimize bile fazla gelebilir.
Nitekim bu savunmanın AKP meclis grubunda ve parti tabanında fırtınalar koparacağını bekleyenler büyük ihtimalle haklı çıkacaklardır.
Bu savunma "resmi görüş" bile olsa önemlidir.
Unutmamak lâzım ki, başbakanından yardımcılarına kadar eşleri türban takan bir hükümetin uluslararası mahkemeye sunduğu bir belgedir söz konusu olan.
Kadın uyanınca
Dışişleri Bakanı Gül'ün türban yasağının gerekçeleri konusunda eşini ikna edip edememesi kişisel meselesidir.
Ama o sorumlu bir hükümet üyesi olarak görevini yapmıştır.
Dileğimiz, iktidar sorumluluğunun terbiye edici etkisini yalnız onda değil, bütün "dava arkadaşları"nda birlikte görmektir.
Çünkü dini değerleri siyasi çıkar için sömürmekten kurtarılan vicdanlar, bu "resmi görüş" ün aslında akla, çağa ve dine de uygun olduğunu kabul edecektir.
Siyasal İslâm kavgasını kadınlar üstünden veriyor. Kadınları toplum yaşamından soyutlama niyeti demokratik hak savunuculuğu takıyesi ile örtülüyor.
Kendilerini çok eşliliğe, tek yanlı boşanmaya, mirasta eşitsizliğe, toplumsal yaşamdan koparılmaya karşı koruyan güvencenin laik demokrasi olduğunu bütün kadınlar bir gün farkedecekler.
Mesele, siyasetçilerin daha erken görmesi.. Bu savunma yararlı olacak.
Hayırdır inşallah!
Siyasal İslâm'ın türban savaşına, aynı kökten gelen AKP iktidarı ağır bir darbe vurdu
Haberin Devamı

