Hayır, boyun eğmiyoruz!

Haberin Devamı

Başbakan Erdoğan’ın kıdemli “devlet adamı” sıfatıyla yaptığı tavsiye Obama’nın ofisinde dün nasıl karşılandı acaba?

Başbakanımız ABD’nin yeni Başkanı’na New York Times gazetesinde yayınlanan röportajında şu öğüdü veriyordu:

“Her zaman dik dur ama kimseyle kavga etme!”

Dileriz bu röportajın kupürüne, Erdoğan’ın hoşuna gitmeyen yedi Başbakanlık muhabirini aforoz ettiğine dair haberler ek olarak sunulmamıştır.

“Kelin merhemi olsa kendi başına sürermiş” atasözünün Amerikan versiyonu mutlaka mevcuttur ama “Hoca efendinin dediğini yap, yaptığını yapma” deyişi büyük ihtimalle bilinmiyordur.

Bu durumda Başbakanımız’ın derin tecrübelerden süzülmüş öğüdü gürültüye gidecek, hayırlara vesile olabilecek kerameti ziyan olacaktır. Yazık!

Başbakan Tayyip Erdoğan’ı izleyen VATAN muhabiri Veli Toprak’ın da bulunduğu yedi gazeteciye yasak konulduğunu biliyorsunuz. Dünkü gazeteleri görür görmez Başbakan’ın derhal olaya el koyarak ve altı yıldır neredeyse her gün beraber olduğu bu gazetecilerin gönlünü de alarak bu rezaleti önlemesini bekledik.

Obama’ya akıl veren bir siyasetçinin, kendisini diktatörden başka bir yere koymayacak bu yanlışı fark edip düzelteceğini umduk. Olmadı.

Padişahtan beter...

Başbakan’ın yarattığı hayal kırıklığı, bu ilkel sansür tertibinde kendisinin başrol oyuncusu olduğunu kanıtlıyor.

Demokrasi ve özgürlük savunucusu olduğu iddialarına artık kimseyi inandıramaz. Çünkü o artık iktidar gücünün sarhoşluğuna kendini kaptırmış haldedir.

Demokrasi ve toplumsal işbölümü ile ilişiğini kesmiş, padişahların bile yarışmakta zorluk çekeceği bir kibir abidesi haline gelmiştir. Padişahlara hiç değilse Cuma selâmlığında “Gururlanma padişahım, senden büyük Allah var” hatırlatması yapılırdı.

Bizimki, öyle bir destekten de yoksundur.

O nedenle ikbalini borçlu olduğu demokrasinin bile en temel vazgeçilmezlerine meydan okuyor.

Başbakan olarak kendisine refakat edecek gazetecileri seçme hakkı yoktur. Bizim meslekte başbakanlık ve parlamento muhabirliklerine kolay gelinmez. Mesleğin tecrübeli ve seçkin insanlarıdır onlar.

Daha önce kendi ölçülerine göre beğenmediği gazeteler için boykot çağrısı yapan Erdoğan bu kez daha da ileri gitmiş gazeteciler için “kara liste” çıkartmıştır.

Gazetelere çağrımız...

Bunu yapabilen bir başbakanın, refakatinde “daha iyi gazeteci”ler istediği söylenemez böyle bir zihniyetin derdi sırdaş aramaktır!

Basın Bürosu’ndaki bir Akif Beki yetmiyor, bütün gazeteler kendilerine birer Akif Beki bulsunlar istiyor!

VATAN okurları olarak gazetenizle gurur duyacağınız bir kararı dün kısa zamanda kolayca verdik:

Bizim Başbakanlık muhabirimiz Veli Toprak’tır. Başbakanlık ona kart vermese, kartı yok diye Başbakanlık’a sokulmasa da Veli Toprak bu görevini sürdürecektir.

Ve eminiz ki onun üreteceği haberler, Başbakanlığın koyduğu kriterlere uygun “refakat ve bülten gazetecileri”nin getireceği propagandalardan daha değerli, daha doğru bilgiler olacaktır.

Demokrasiye ve gazetecilik meslek onuruna yönelen bu kaba saldırı karşısında, muhabirlerini değiştirme baskısına muhatap olan öteki gazetelerin de bizim gibi davranmalarını diliyoruz.

Dikta heveslerine boynunu uzatan bir medya, ilerde meydanı boş bulan ihtirasların azgınlığından şikâyet edemez.

Doğacak canavarın anası-babası olduğunu da inkâr edemez!

DİĞER YENİ YAZILAR