Haydi görelim!

MGK'da yolsuzlukların devlet için "güvenlik sorunu" oluşturan bir tehdit haline geldiği belirlenmiş

Haberin Devamı

MGK'da yolsuzlukların devlet için "güvenlik sorunu" oluşturan bir tehdit haline geldiği belirlenmiş.

Bu gerçeği askerler uzun zamandır tekrarlayıp duruyordu. Acaba iktidar kanadı da bu tespite, içerdiği derinliği de kavrayarak katıldı mı? İnşallah katılmıştır.

Çünkü bu bilinç onlarda daha önce uyanmış olsaydı, yolsuzluk propagandası ile geçirdikleri zamanı yolsuzluklara karşı gerçek bir mücadelenin inandırıcı adımlarını atmak için kullanırlardı.

AKP takımı 3 Kasım zaferini, kendi kerametlerinden biliyorlar. Bu yanlışı 1999 seçiminden sonra Ecevit ile Devlet Bahçeli de yaptı. Oysa Türkiye'de Özal'dan beri seçimlerin sonuçlarını iktidar adaylarının yarattığı umutlar değil, iş başındaki iktidarların başarısızlıkları ve halkın bu başarısız iktidarlardan kurtulma isteği belirliyor.

Seçimler yolsuzluğa karşı ciddi önlem almayan iktidarların cezalandırılmaları ile sonuçlanıyor.

Böylelikle yeni iktidarlar bilinçli bir arayıştan değil, eskilerin tasfiyesi ile yaratılan boşluktan çıkıyor.

Son üç-dört seçimde bütün partiler denendi. AKP de aynı hatadan kurtulmazsa deniz bittiği için, yani parti kalmadığı için ciddi bir rejim bunalımı kapımıza dayanacaktır.

Böyle kazanılmaz..
Askerler, yolsuzluklarla mücadelenin tıpkı güvenlik sorunlarında olduğu gibi, bir devlet politikası haline getirilmesini öneriyorlar. Haklılar.

Bu bir sistem ve taktik sorunudur. Birinci devreyi 3-0 yenik bitiren bir takımın ikinci yanda yenilgiden kurtulmak için yapacağı ilk iş, gol atmaya çalışırken yeni gol yememektir. Oysa AKP iktidarı, dokunulmazlıkları daraltmayarak, yeni ihale yasasını budayarak ve kendi bakanlarının yolsuzluklarına göz yumarak adeta kendi kalesine gol atıyor.

Bir yandan eski başbakan ve bakanlan Yüce Divan'a göndermeye hazırlanıyor, bir yandan da yeni ilişkilerinin ortaya çıkmasıyla her gün biraz daha batan Ulaştırma Bakanı'nı sahipleniyor.

Bu çelişki, amaçlarının yolsuzluklarla mücadele değil, yolsuzluk üstüne oy ticareti olduğunu ortaya koyuyor.

Sağlıklı yeni mönü
Yolsuzlukları siyasi bağlantılar besliyor. Yani çarenin ilk şartı dokunulmazlıkların sınırlandırılması, yolsuzluğa bulaşan başbakan, bakan ve milletvekillerinin yargıdan kaçırılmamasıdır.

MGK'da hükümet kanadı askerlerin "dokunulmazlıklar sınırlandırılsın" önerisine "peki" demişler "ama AB standartlarına uygun hale getirelim.."

Şimdi bu sözleri bir taahhüt sayabilir miyiz? Seçimden önce bu konuda verdiği sözü on aydır yerine getiremeyen AKP lideri bir mucize yaratabilir mi?

Erdoğan, yerel seçim öncesindeki kuzu ziyafetini ağızlarının suları akarak bekleyen sırtlan sürülerine "ot yemek sağlığınıza daha iyi gelir" diyerek önereceği vejetaryen mönüsünü kabul ettirebilir mi?

İsterse ettirir. Ama acaba kendisi istiyor mu?

DİĞER YENİ YAZILAR