Haydi artık!

Hükümetin, uyguladığı ekonomik programı değiştirme vakti geldi. Hatta geç bile kalındı. Başbakan'ın turistik faaliyetlerdeki cevvaliyeti, başka alanlarda da göstermesinde büyük yarar var

Haberin Devamı

Hükümetin, uyguladığı ekonomik programı değiştirme vakti geldi. Hatta geç bile kalındı.

Başbakan'ın turistik faaliyetlerdeki cevvaliyeti, başka alanlarda da göstermesinde büyük yarar var.

AKP'nin iktidara geldiğinde yapması gereken, popülizme sapmadan, devraldığı IMF programını sadakaÜa sürdürmesiydi.

Şaşılacak bir sağduyu gösterdiler ve en büyük başarıyı ekonomi alanında, üstelik yeni bir şeyler yaparak değil hiçbir şey yapmamak suretiyle elde ettiler.

Ama artık düşünmek gerekiyor. Çünkü büyüme hızında yavaşlama, alt gelir gruplarında geçim sıkıntısı, genç ve okumuş kesimde işsizlik, alt yapı yatırımlarını ihmalden kaynaklanan toplumsal sağlık sorunları sancılı sarsılmalarla alarm veriyor.

VATAN'a konuşan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in "Sihirli bir formül yok" sözü doğrudur, "Kendi yönetimimizi süslemeye dönük politikalardan uzak duracağız" sözleri övgüye lâyıktır.

Fakat "kalıcı iyileşmeler sağlayacak politikalar" neyse artık görelim.

İstifa yoksa kov..

Birçok icraat için büyük paralar harmaya bile gerek yoktur. Halka saygı, öncelikleri ayırma basireti, biraz da yaratıcılık toplumda umut ve heyecan yaratmaya yetebilir.

Meselâ Malatya'da şehir suyundaki mikroplanma binlerce insanı hastanelik etti. Belediye Başkanı Cemal Akın'in W kameraları önünde şebeke suyunu bardağa doldurup içmesi, hasta sayısının 9 bine yaklaşmasında mutlaka etkili olmuştur.

Şansa bakın ki mikroplu suyu içen Başkan değil, eşi tifoya yakalanmış.

Kader de dalgasını geçiyor!

Şimdi aynı sağlık sorununun Şemdinli'de patlak verdiğini duyuyoruz.

İktidar hizmet etmek mi istiyor, bugünden tezi yok belediye başkanlarını görevlerinden almalıdır. Belediyenin birinci görevi, halkına temiz su temin etmektir. Bunlar bunu yapmamış, siyaset yapmış.

Gitsinler o zaman. Çünkü o koltuklar hizmet yerleridir.

İnsan yerine koy

Başbakan'ın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde siyaset yaptığını hatırlatarak suçlamayı püskürtmek isteyebilirler.

Onun da cevabı var: "Kötü örnek, örnek olmaz" dersiniz, biter..

İçişleri Bakanı, belediye başkanlarını önce istifaya davet etmeli, direnirlerse de işten el çektirme yetkisini kullanmalıdır.

... Ki "sağlıklı su temin edemeyen belediye başkanlarının hemen suyu ısınıyor" dersi herkesin kulağına küpe olsun.

Bir de şu var: Güneydoğu'da terörle mücadelenin dayattığı köy boşaltma mecburiyetleri bölgenin kentlerinde nüfus patlaması yaratmıştır. İçme suyu, kanalizasyon gibi alt yapı ihtiyaçlarının maliyeüeri, belediyelerin gücünü çok aşmıştır.

Hükümet bu hizmetlere artık mutlaka fon ayırmalıdır.

Temiz suyu bile olmayan insanlar, mensup oldukları devletin kendilerini insan yerine koyduğuna inanamazlar bu çağda.

Alt kimlik-üst kimlik masalları da o yüzden sabır değil daha çok kızgınlık sebebi olur.

DİĞER YENİ YAZILAR