Haydi artık!

Haberin Devamı

Adalet için yakaranlar, Türkiye’nin en büyük, en kalabalık korosunu oluşturuyor.

İşin tuhaf yönü şu ki, Meclis’te ezici çoğunluğa sahip iktidar partisi önderleri bile adalet özlemini hiçbir komplekse katılmadan, “timsah gözyaşı” benzetmelerine aldırmadan yüksek sesle paylaşıyorlar.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın şu sözleri unutulmadı:

“Deniz Feneri sanıklarıyla ilgili tahliye kararının bütün davalarda yargılananlar için emsal teşkil ettiğine inanıyorum. Sebahat Tuncel isimli parlamentere tanınan imkânın (seçilince tutukluluğu sona erdirildi) bugün milletvekili seçilmiş Mustafa Balbay, Haberal ve Engin Alan’a uygulanmamasını benim vicdanım kabul etmiyor...”

Arınç dün NTV’ye bu sözlerinin arkasında durduğunu anlatıyordu.

AİHM Türk Yargıcı Işıl Karakaş’ın dedikleri de bir tespit değil, adalet sistemimiz için ağır bir suçlama, adeta yüz karasıdır.

Yargıç Karakaş “yaşama hakkı, işkence ve kötü muamele, adil yargılanma hakkının ihlâli, mülkiyet hakkı ve ifade özgürlüğü” gibi konuların “Türkiye’nin en sorunlu alanları” olduğunu söyledi bir bilimsel toplantıda.

Sözünü ettiği sorunlardan herhangi biri bir ülkede demokrasi bulunmadığını ispata yetecek sebeptir. Bu durumda biz cehennemdeyiz!

Ana muhalefet olarak CHP’nin en güçlü yanı, çok sayıda nitelikli hukukçuya sahip bulunmasıdır.

Dün NTV’de Arınç, öneri getirmeleri için CHP’ye çağrı yaparken bu partinin iki hukukçu parlamenteri olan Emine Ülker Tarhan ile Rıza Türmen “Acil Demokrasi Paketi” başlığını koydukları bir paketi kamuoyuna açıklıyorlardı.

Paket seçim barajının yüzde 5’e indirilmesi, işkenceye dönüşen uzun tutukluluk sürelerinin indirilmesi, milletvekillerinin tutuksuz yargılanmaları dâhil, Türkiye’yi AİHM’de Avrupa’nın en adaletsiz ülkesi konumuna iten sebepleri ortadan kaldıran çözümler öneriyor.

Muhalefetin iktidara ufuk açıcı çabalar harcadığı bir meclis, devletin kurucu kahramanlarını sabahtan akşama sövüp sayan ve ulusal birliğe zarar vermekten çekinmeyen zihniyetin doluştuğu bir meclisten bin kat iyidir.

Türkiye’yi adaletten yana özürlü ve eksikli duruma düşüren sebepleri, iktidar çoğunluğunun geçmişe dönük öc alma duygusu üretti. İntikam duygusu çok can yaktı, çok ocakları dağıttı. Artık yürekler soğumalıdır.

İktidar CHP’nin çabalarını takdir ederek özendirmeli, millet de Meclis’te kavga gürültü değil işbirliği manzaraları izlemeye başlamalıdır.

***


Bu da bir tecrübeydi, geçti

Dün bazı internet sitelerinde VATAN çalışanlarına ücretlerinin ödenemediğine dair haberler çıktı.

Baştan söyleyeyim; maaşlarımızı dün aldık!

Sadece yarım günlük bir gecikme oldu. Onun nedeni de sık görülmeyecek bir aksaklıktı.

Bildiğiniz gibi Milliyet ve VATAN gazetelerinin imtiyaz sahibi DK Gazetecilik’te ortaklar arasındaki anlaşmazlığı kovuşturan mahkeme gazetelere geçici kayyum atamıştı.

Dünkü sorun, kayyumlardan birinin soyadındaki tape hatası sebebiyle doğdu. Bu hatanın mahkemeden düzeltilmesi ve imza sirkülerinin yenilenmesi yetişmeyebilir, maaş ödemeleri gecikebilirdi.

Ama şimdiye kadar para trafiğinin tıkanma belirtisi gösterdiği her durumda yükümlülükleri üstlenen Demirören Grubu yine devreye girdi ve sorunu çözdü.

Bu duyarlılık ve özveri nedeniyle çalışanlar olarak teşekkür ediyoruz.

Olayın, ortaklar arasındaki ihtilâfa bakan mahkemeye adil bir karar oluşturma yolunda doğru mesajlar vereceğini de umuyoruz. Anlayacağınız gazete sahipliğinde liyakat konusunda dikkate değer bir tecrübe yaşadık.

DİĞER YENİ YAZILAR