Amerika ile ilişkilerin bozulması Türkiye'nin geleceğini düşünen herkesi korkutuyordu.
Bu çok doğaldır. Fransa bile korkuyor.
Le Figaro gazetesi Amerikan yönetiminde bir kesimin Fransa'yı ABD'nin "Stratejik düşmanı" olarak gördüğünü yazdı ve Fransa'nın Irak savaşına karşı tavrı nedeniyle Washington'dan gelen siyasi ve ekonomik müeyyide tehdidinin Paris'i ciddi şekilde endişelendirdiğini bildirdi.
Fakat ABD yönetiminin Türkiye'ye aynı gözlükle bakmadığı ve ilişkileri onarmak amaçlı bir iradenin her gün ilerleme kaydettiği görülüyor.
Amerikan basını özgürdür ama özellikle kriz dönemlerinde ülkenin menfaatlerini korumakta yönetime destek olmak gibi bir geleneğin de sahibidir.
Washington Post gazetesi, Ankara'da tezkerenin meclisten geri dönmesi ile patlak veren krizde Türk hükümetinin olduğu kadar Amerika'nın da ciddi yanlışlar yaptığını ortaya koyan eleştirel bir analiz yayınladı.
Amerikan günahı
Gazete savaşın uzayacağını söylüyor ve Kuzey cephesini Türkiye'nin engellemesini buna sebep gösteriyor.
Ama bu durumu yaratan günahta, Türkiye'den gerçekçi olmayan taleplerde bulunan Amerikan diplomasisinin de büyük paya sahip olduğunu belirtiyor.
Washington Post'a göre, 1991 savaşında verdiği yardım sözünü tutmayan Amerika'yı bir kez daha körü körüne desteklemeyi Türk halkının reddedeceği gerçeğini Bush yönetimi görememiştir.
Bu çok doğru ama eksik..
Mali yardım pazarlığını ucuza bitirmek için Türkiye'nin onuruna yönelik saldırılara medyadaki tahriklerin de eklenmesi ve ödeme garantileri konusunda isteksiz davranılması... Bunlar da ABD'nin yanlışlarına eklenmeli.
Onarım fırsatları
Dışişleri Bakanı Powell'ın Temsilciler Meclisi Tahsisler Komitesi'nde Türkiye'yi savunan konuşması ile bu yayının çakışması bir rastlantı olamaz.
Powell, Türkiye'ye ayrılan 1 milyar dolarlık hibe konusunda bilgi verirken hava sahasını açtığı için Türkiye'yi takdir ettiklerini belirttikten sonra "Desteği olsun veya olmasın, savaşın ilerleyen safhalarında ihtiyaç duyarlarsa Türkiye'ye ekonomik olarak yardım etmek üzere tavır belirledik" dedi.
Bu yumuşama havası samimi mi, yoksa savaşın ABD'yi Türkiye'ye daha çok muhtaç edecek kötü sürprizlerine karşı bir tedbir mi, bunu zaman gösterecek.
Ama M. Ali Bayar'ın dediği gibi "ABD, dünyaya her sabah yeniden bakarak siyaset ve stratejisini değiştirebilen yegâne güç"tür..
İki ülkeyi buluşturan sebep, vazgeçilmez ortak çıkarlarıdır. Anlık duygulara bu menfaatler feda edilemez.
Uyku kaçıran kara senaryoları geçersiz kılmak için iki tarafın da önüne yeni fırsatlar çıkacaktır.
Hava açıyor
Amerika ile ilişkilerin bozulması Türkiye'nin geleceğini düşünen herkesi korkutuyordu. Bu çok doğaldır. Fransa bile korkuyor
Haberin Devamı

