Hata yapmayalım!

Haberin Devamı

Bölücü teröristlere yönelik operasyonlar ardından yapılan resmi açıklamalar aynı klişe sözcüklerle biter:

“.. etkisiz hale getirildiler.”

İyi yönetilemeyen açılım, kötü bir operasyonun zararını doğurabilir. Nitekim öyle oldu. Terörün temsilcileri dün “etkili hale getirildiler!”

Şu gerçeği geniş bir çevre kabul ediyor:

İç ve dış şartlar PKK’nın varlığını devam ettirmesine imkân vermeyecek biçimde değişti. Çember daraldı.

Bunu gördüğü için terör örgütü “onurlu bir barış” karşılığında silâhlara veda edeceği sinyallerini vermiş, iktidar da bu niyeti bir “devlet projesi”nin hareket noktası yapmıştır.

Devletin rızasını fark etmek için benzer şekilde on yıl önce teslim olan gruplara reva görülen muamele ile dünkülere gösterilen kolaylığı karşılaştırmak yeter...

Bu projenin en azından ana muhalefet partisi tarafından onaylanması hedefleniyordu ama mümkün olamamıştır.

CHP’nin iktidara güvensizliğinden kaynaklanan sebeplerin yarattığı tıkanmayı dün terör örgütünün hamlesi açtı.

İlk kafile; son olmasın

Terör örgütü lideri Öcalan’ın talimatı ile Kuzey Irak’taki Kandil’den 8 terörist ve Mahmur mülteci kampındaki 10 bine yakın Kürt kökenli Türk vatandaşlarından 26 kişi dün Habur sınır kapısına gelerek jandarmaya teslim oldu.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk “Sayın” dediği Öcalan’ın “demokratik siyasetin tıkandığını gördüğü için üç barış grubunu Türkiye’ye gönderdiğini” söyledi.

Ahmet Türk’e göre teslim olanlar “pişmanlık yasası”ndan yararlanmak için değil demokratik açılımın önünü açmak için gelmişlerdir!

Kolayca anlaşılacağı gibi açılımın iç siyasi çekişmeler nedeniyle zorluğa girmesi, bölücü terör örgütünü inisiyatif almaya mecbur bırakmıştır.

Alışık olduğumuz “.. etkisiz hale getirildiler” klişesi değişmiş, iyi yönetilemeyen açılım siyaseti PKK’yı “etkili hale getirmiştir!”

Keşke böyle bir fırsat sunulmasaydı.

Ama olan olmuştur. Siyaset hiç değilse doğmuş bulunan elverişli iklimi, bundan sonra oy hesaplarına feda etmemelidir.

Bunun şartı, sürecin kontrolünü elden bırakmamaktır.

Şansı kullanacağız

Dün DTP’nin teslim olanları karşılamak için toplanan on binlerce kişilik kalabalığa toplumu tahrik edecek gösteriler yapma imkânı vermemesi, öte yanda devlet güçlerinin de geride kalan grupların teslim olmalarını özendirecek şekilde davranması olumlu işaretlerdir.

Habur’da dün, Türkiye’yi bölücü terörün uğursuz maliyetlerini ödemekten temelli kurtaracak tarihi bir dönüm noktası geçilmiş olabilir mi?

Bunu tahmin edemeyiz ama böyle bir şansı kimse, hiçbir gerekçe ile heba edemez.

Zaten terörün kendini tasfiye etmek için isteyip de almayı başaracağı başka bir hak veya özgürlük kalmamıştır.

Bu gelişler, bölücü taleplerden vazgeçildiğini dolaylı olarak içeriyor.

Kürt vatandaşlar saygı gören bir kültürün mensupları olduklarını artık biliyorlar.

Önümüzdeki günler yaraları sarmalı bütünleşmeyi desteklemelidir.

Dönüşüm anının hassasiyetlerine saygı göstermek, barışa giden yolun ilk şartıdır.

Hiç kimse şehitlerin kutsal fedakârlıklarına saygısızlık etmemeli aziz ruhlarını ve milletin onlara beslediği minnet duygularını incitmemelidir.

DİĞER YENİ YAZILAR