Savaşın çabuk bitmesi bir nimet.. Irak, işadamlarımızı heyecanlandırıyor.
Bizi de yutacağından korktuğumuz bataklık çiçek açacak. Ama o ne?
Bayındırlık Bakanı Ergezen manşette: "Bir ülkeyi yakacaksın, yıkacaksın, insanlarını öldüreceksin, sonra yakıp yıkan o insanlarla beraber o ülkeyi, o insanların gözü önünde onarmaya kalkacaksın. Doğrusu içime sindiremiyorum.."
Papaza kızıp oruç bozmanın daha ahmakça bir örneği bulunamaz!
Tezkerenin meclisten dönmesi yüzünden Türkiye Irak halkına iyilik etmedi, sadece kendine zarar verdi.
Şimdi de Irak'ın yaralarını sarma görevinden ve bu görevin ekonomik menfaatlerinden vazgeçeceğiz, öyle mi?
Irak'ın önünde 10 yıllık bir inşa dönemi var. ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Rarris "Türkiye'nin coğrafi yakınlığı ve şirketlerinin bu pazardaki deneyimleri büyük avantajdır. ABD şirketlerinin bundan yararlanmak isteyecekleri tabiidir" diyor.
Bayındırlık Bakanı da "Bu kanlı paradır, eksik olsun" diye karşı çıkıyor.
Zaman tünelinde yaşayan divanelere yakışan bu kafalarla yeni dünya düzeninin acımasız rekabetine nasıl ayak uyduracağız ve krizden çıkacağız?
Bereket ki Başbakan Erdoğan dün teselli sebebi olacak bir tepki verdi, "Kesinlikle Irak piyasasında yerimizi her yönüyle alacağız" dedi ve bakanın açıklamasını "talihsiz" diye niteledi.
Doğru, talihsiz.. Ama talihimizi döndürecek iktidar gücünü, yaptırım gücünü ne zaman göreceğiz?
Hata yapanların altından koltuğunu çekme dirayeti gösteremeyen başbakanlar yüzünden hükümetler kısa zamanda Bremen mızıkacılarına dönüşüyor ve ülkenin talihsizliği haline geliyor.
Yeter artık, bitsin bu çile!
Baba dediğin böyle olur
"Devlet Baba" adı Türkiye'de kötüye çıkmıştır.
Çünkü iktidarlar bir yandan seçim ve oy hesabıyla yandaşlanna avanta dağıtmış; insanları çalışmadan, üretmeden Hazine'den beslemiştir.
Bir yandan da bu haksızlığa itiraz eden memleket evlâtlarını polisine dövdürmüştür.
Geçen gün bir haber çıktı: Dağıtmak üzere müdahale ettiği gösterilerde polis, kaçan göstericilerin peşinden koşmayacakmış artık!
Bu, ümit verici bir değişimin işaretidir.
Demek ki devlet bundan böyle itirazları dinleyecek, "Anladım, daha ileri gitme" ihtarına saygı gösteren vatandaşına ceza, zarar vermeyecek.
Devletin baba kimliğindeki bu evrim heyecan vericidir. İnşallah gerçekleştiğini görürüz..
Hata yapan gitsin!
Bayındırlık Bakanı Ergezen manşette: "Bir ülkeyi yakacaksın, yıkacaksın, insanlarını öldüreceksin, sonra yakıp yıkan o insanlarla beraber o ülkeyi, o insanların gözü önünde onarmaya kalkacaksın. Doğrusu içime sindiremiyorum.." Papaza kızıp oruç bozmanın daha ahmakça bir örneği bulunamaz!
Haberin Devamı

