Hastalık sebebi inkâr hastalığı

Haberin Devamı

Üçüncü haftası dolacak olan sokak gösterileri “Türk Baharı” diye adlandırılamaz.

Çünkü bizde olup bitenin “Arap Baharı” ile benzerliği yok.

Türkiye, Arap ülkelerindeki isyanların başarıya ulaşması hâlinde örnek alınacak, model seçilecek ülkedir.

Ama hedef seçtikleri Türkiye örneğine yürümekte zorluk çekiyorlar. Ne olacak?

Onlar Türkiye’nin kalitelerine yükselemiyor diye Türkiye onların seviyesine mi insin?

İstanbul, Ankara ve İzmir’de haftalardır yaşadığımız toplumsal olaylar, insanda acıklı duygular uyandırıyor.

Doksan yaşını idrak etmiş Cumhuriyet’in kendini koruyacak güce sahip olmadığı şüphesi, zehirli bir diken gibi boğazına batıyor insanın.

Atatürk’ü anmamak

Başbakan Erdoğan dün Yurt dışı Vatandaşlar Danışma Kurulu toplantısında konuşurken, Türkiye’ye yönelik düşmanlıkların ekonomik ve diplomatik başarıların kıskançlığından ürediğini söyledi.

İktidar sözcüleri, protesto gösterilerinin sebebini anlamakta zorluk çektiklerini tekrarlayıp duruyorlar.

Acaba bu, Atatürk’e ve kurduğu Cumhuriyet’e karşı olumsuz niyetler bulunduğuna dair bir sezginin işareti olabilir mi?

İktidar sözcüleri bu işareti kurnazca, örtülü biçimde veriyorlar.

İktidarı en derinden etkileyen eleştiri toplumun yaşam biçimini değiştirmek yolunda, AKP’nin her fırsatı kullandığı değerlendirmesidir.

Doksan yıl geçti ama halkın zihninde modernizmi hâlâ Atatürk temsil etmektedir. Bunu kabul etmeyenlerse Atatürk’ün adını anmamak için bir çare buluyorlar.

Devrimci kimliğe ret

Başbakan dün Yurt dışı Vatandaşlar toplantısında konuşurken onlara doğru bir hedef verdi;

“Her biriniz birer Fatih’siniz. Gönül fethetmede birer akıncısınız. Her biriniz kendi alanınızda Gazi Mustafa Kemal olmalısınız...”

Başbakan, o muhteşem yaşam macerasını “Kurtuluş Savaşı”nı zafere götüren Gazi Mustafa Kemal ve “Cumhuriyet’i kuran, devrimleri gerçekleştiren muhteşem devlet adamı Atatürk” olarak ikiye ayırıyor. Bunu hep yapıyor ve seçim yapmayı böylelikle kolaylaştırıyor.

Gezi Parkı direnişinin birkaç ağacı kurtarmak için göze alındığını ama birkaç gün içinde yitirilen değerlerin pişmanlığını da paylaşan büyük bir toplumsal olaya evrildiğini hepimiz biliyoruz.

Zaten gösterilerin olumlu yönü bu kavrayıştır. Şimdi biliyoruz:

Hastalığın virüsü inkârdır.

İlâcı ise kadir-kıymet bilmektir!

DİĞER YENİ YAZILAR