Emekliler, sosyal devlet anlayışına yakışmayacak zalimce bir umursamazlığın mağduru idi.
Hükümet gelir gelmez bu kitleye IMF direktiflerini ihlâl eden oranlarda zamlar verdi.
Altı milyon emekli ailesi biraz nefes aldı.
Biz bu cesareti takdir ettik. Çünkü yapılan, IMF anlaşmasını yırtıp atmak değildi. IMF, kaynağı yaratılmamış harcamalara itiraz ediyor. Buradaki hata, emeklilere zamların kaynak paketi ile birlikte açıklanmaması oldu.
Nitekim hükümet birkaç gün sonra bu eksiğini tamamladı.
VATAN'a dün yaptığı açıklamada da Başbakan Gül, kamuda bu yıl yüzde 6,5 olarak belirlenen faiz dışı fazla hedefinin mutlaka tutturulacağını söyledi.
Önemli olan programın ana hedeflerine ulaşmaktır. Enflasyon inecek, ekonomi büyüyecek ve Türkiye borçlarını ödeme yeteneğini geliştirecek.. İktidarların başarısını bu hedeflere ulaşırken sosyal maliyetleri en aza indirme marifetleri belirliyor.
Ecevit hükümeti IMF ile iyi geçindi ama yaratıcılık gösteremediği için bedelini 3 Kasım'da toptan tasfiyeye uğrayarak ödedi.
Hesap-vicdan dengesi
İktidarın iki başlılığı sorun olsa da bu olayda bizce hayır üretmiştir. AKP lideri Erdoğan müdahale etmeseydi büyük ihtimalle emeklilere bu oranda zam verilmeyecekti.
Çünkü Maliye Bakanı Kemal Unakıtan görevinin gerektirdiği itirazı yapmış, Tayyip Erdoğan da, siyasal var oluşun refleksi ile yeni bir ufuk açmıştır:
"Kemal Kemal.. Millet 'Kemal Unakıtan zam vermedi' demez, 'Tayyip vermedi' der. Seni bilmez, beni bilir. Ne yapın edin kaynak bulun ve memurlara, emeklilere doğru dürüst bir zam verin."
Bu talebin yerine getirilmesi, istikrar programının geleceği için de yararlı olmuştur bizce.
Çünkü halk IMF programının bir "zulüm fermanı" olmadığını, hesabını bilen iktidara hareket alanı bıraktığını görecek, bu da IMF'ye yönelik toplumsal muhalefeti yumuşatacaktır.
İktidarın eylem alanı
IMF'ye iyi anlatılır ve kabul ettirilirse önemli bir kazanç da şu olacak:
Tanınan inisiyatif, yaratıcılık konusunda iktidarın şevkini artıracaktır.
Dün Başbakan Gül'ün ekonomik program konusundaki kararlılıklarını vurgulaması, iddialı özelleştirme hedeflerini garanti etmesi ve ekonomi takımının kaptanlığını bizzat üstleneceğini söylemesi, bunun işaretidir.
Şu anda ekonominin güven duygusuna ihtiyacı var.
Bu güvene emekli zammı gibi toplumsal vicdanın desteğini almış kararlar zarar vermez. Ama İhale Kanunu ile oynamak, türbanla, YÖK'le, askerle uğraşmak, kaynayan gündeme soğuk su karmak çok zarar verebilir.
Eğer iki aylık iktidar tecrübesi AKP'ye, şu dönemde ihlâl edilmemesi gereken sınırları öğrettiyse önümüz açık demektir.
Hareket-bereket
Emekliler, sosyal devlet anlayışına yakışmayacak zalimce bir umursamazlığın mağduru idi. Hükümet gelir gelmez bu kitleye IMF direktiflerini ihlâl eden oranlarda zamlar verdi.
Haberin Devamı

