Türkiye, ar damarı çatlamış siyasetçiler ve onları kullanma becerisine sahip sermaye sahipleri için altın madenine benziyor.
İstanbul’da bütün belediyeler arkalarında “Bunlardan beteri gelemez” şöhreti bırakarak gitti. Ama her gelen gidenleri arattı.
Sonuncusu da bu geleneği sürdürüyor ve kentin sırtından milyarlarca dolarlık rantlar yaratarak dilediği gibi paylaştırıyor.
Bu ülkede iktidar olmanın en büyük avantajı, yandaşlara kilitli kapıları açma marifeti kazandırmasıdır.
Hükümetin veya belediyenin iznini gerektiren girişimlerde ancak iktidar yakını bir ortak veya komisyoncu yardımı görüyorsanız başarıya ulaşabilirsiniz.
Hem iş dünyasında, hem bürokraside ve hem belediyelerde etkili örgütlendikleri için AKP toplumu, özellikle kent rantlarını devşirmekte benzeri görülmemiş başarılar (!) elde ediyorlar.
Hokus pokus...
Meselâ bugünkü manşetimize konu olan arazi Ford Otosan’ındı.
Acıbadem’deki 182 dönümlük alanın büyük bölümü planda yeşil alan, okul ve hastane olarak ayrılmıştı. O yüzden şirket burayı 26 milyon dolara sattığında iyi bir iş yaptığını düşündü.
Fakat araziyi aldıktan sonra imkânsız sanılan imar tadilâtını gerçekleştiren ve yeşil alanları rezidans, turizm ve ticaret merkezlerine dönüştüren Simpaş, 26 milyon dolar ödediği arsayı iki yılda 250 milyon dolarlık bir değere yükseltti.
Sihirli değneği ile mucize yaratan “Tatlı Cadı” marifeti midir bu, yoksa belediyenin bir kararı ile havadan paralar yaratıp bunu eş, dost, yandaş arasında bölüşen “Kırk Haramiler” modeli şehir eşkıyalığı mı?
Ne karşılığı?
Yağmanın son örneklerinden biri Darüşşafaka’nın sırtından gerçekleşti. Yöneticiler derneğe ait bir arsaya avantaj sağlayacak imar tadilâtını yaptırmayı başaramayınca satış yoluna gittiler.
Sonra ne oldu biliyor musunuz?. Arsayı alan şirket, arsanın inşaat alanını üç katına çıkardı.
Darüşşafaka, yoksul çocukları okutan asırlık bir çınardır.
Bu hayır kurumundan esirgedikleri hakkı ve iyiliği, ticari bir kuruluşa sunanlar acaba hangi sebeplerin etkisiyle hareket ettiler?
Allah için, hayır için Darüşşafaka’ya vermedikleri imkânı arsanın yeni sahibine ne karşılığında verdiler?
Geçen gün CHP lideri Deniz Baykal, İstanbul’da bu örneklere benzer 200’den çok yer için mahkemede dava açtıklarını söyledi.
“İstanbul’un taşı toprağı altındır” diyen atalarımızın müjdelediği madeni AKP’liler buldular. Harıl harıl işletiyorlar.
Kazançlarının “hayırlara vesile olmasını” dileriz. Amin!
Haramiler
Türkiye, ar damarı çatlamış siyasetçiler ve onları kullanma becerisine sahip sermaye sahipleri için altın madenine benziyor
Haberin Devamı

