Projede öngörülen maliyetini 5’e katlayan bir baraj nerede olur?
Tabii ki ancak “devlet malı deniz, yemeyen domuz” tekerlemesinin yaşam gerçeği olarak tekrarlandığı bir ülkede.
Yuvacık Barajı 864 milyon dolara çıkacaktı ama 4.7 milyar dolara mal edildi. Kocaeli yüz yıl su derdi nedir bilmeyecekti.
Ama kutsal sayılan ne kadar değer varsa tümüne ihanet sayılacak tecavüzlerle delik deşik edilen bu proje daha sekizinci yılında iflâs etti, baraj kurudu.
Dokunulmazlık...
Yitip giden bu milyarlarca dolarda, okul bulamayan çocukların, doktor bulamayan hastaların, geçim sıkıntısında bunalan emeklilerin, dağda eşkıya kovalarken ölmezse terhisinden sonra nerede iş bulacağını bilemeyen fidanların hakkı vardır, ahı vardır.
Ancak ne olmuştur?
Birkaç müteahhit ve bürokrat yargılanıp çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış, projenin siyasi sorumlusu olan belediye başkanı, bugün milletvekili olduğu için hesap vermekten kurtulmuştur.
Kocaeli eski belediye başkanı Sefa Sirmen’in bir CHP milletvekili olarak “dokunulmazlığımı kaldırın” diye iktidara meydan okuması Türk halkına kaderin reva gördüğü alaycı bir şaka olmalı.
Sirmen AKP çoğunluğunun rakip bir partinin üyesini bile zırhından çıkarıp mahkemeye göndermeyeceğini iyi biliyor. Çünkü AKP’liler bu yol açılırsa daha ağır zayiatı kendilerinin vereceklerinin farkındalar!
ESTİMA tarafından yapılan son kamuoyu araştırması, ibretli mesajlar taşıyor. Meselâ her yüz kişiden 53’ü mevcut sorunları çözeceğine inandıkları bir partinin mevcut olmadığını söylemiş.
İdamın kaldırılmasına karşı olanların yüzde 63,8 düzeyinde olması, ceza adaleti konusunda kamu vicdanının rahatsızlığını gösteriyor.
Dokunulmazlıkların daraltılmasını isteyenlerin oranının “böyle kalsın” diyenlerden daha yüksek olması da “halk niçin parti beğenmiyor?” sorusuna en doğru cevabı veriyor.
Temiz siyasetin yolunu açamaz, bu umudu uyandıramazsak sandığa götürecek seçmen bulamayacağız yakında.
Rejim için bu, irtica ve bölücülükten geri kalmayan bir tehlikedir!
Haram olsun!
Projede öngörülen maliyetini 5’e katlayan bir baraj nerede olur? Tabii ki ancak “devlet malı deniz, yemeyen domuz” tekerlemesinin yaşam gerçeği olarak tekrarlandığı bir ülkede
Haberin Devamı

