Hanedan kötü mü?

Yunanistan'da "dostlar başına" diyeceğimiz bir seçim sonunda iktidar el değiştirdi

Haberin Devamı

Yunanistan'da "dostlar başına" diyeceğimiz bir seçim sonunda iktidar el değiştirdi.

Türkiye ile tarihsel rekabetin korku ve tehlikelerini, uzak görüşlü siyasetçileri sayesinde Avrupa Birliği'ne girerek aşan Yunanistan, iktidar değişikliğine rağmen hiçbir çalkantı geçirmeden yoluna devam edecek.

PASOK döneminde Türkiye ile kurulan iyi ilişkilerin yeni dönemde olumsuz seyretmesi beklenmiyor.

Yeni Demokrasi Partisi lideri Kostas Karamanlis Le Figaro'ya demecinde "Türkiye'nin AB'ye girmesini ve ikili ilişkilerimizin normalleşmesini istiyoruz" dedi.

Yeni hükümetin acil gündeminde 1 Mayıs'a endeksli Kıbrıs müzakereleri var. YDP Annan Planı'na başta karşı çıktığı halde sonradan müzakere sürecini takvime bağlayan New York mutabakatına onayını vermişti.

Buna rağmen Yunanistan'ın Türk tarafının taleplerine daha anlayışla yaklaşacağı, Rum tarafındaki referanduma "kabul" ağırlığını koyacağı beklenmemelidir.

Siyasete adanmış
Komşudaki seçimin özlemlerimizi depreştiren bir yanı var:

Yunan halkı adeta eşitler arasında bir seçim yaptı. Bu sayede güçlü bir iktidar yanında güçlü bir muhalefet de olacak.

Yunanistan'da hanedan geleneğinin kökleşmesi eleştirilebilir. Çünkü yeni Başbakan Kostas Karamanlis eski başbakan ve cumhurbaşkanı Konstantin Karamanlis'in yeğeni, PASOK'un lideri Yorgo Papandreu, eski başbakan Andreas Papandreu'nun oğludur.

Yeni liderlerin, Yunanistan'ın modern tarihine damgasını vurmuş iki aileden gelmesi bu ülkenin demokrasisi için gölge midir?

Genleri siyasetle yoğrulmuş bu iki aile, iyi birer eğitim vermenin yanında çocuklarına siyasetin cesaret, yaratıcılık, özveri ve liderlik disiplinlerini de kazandırmışlar.

Bizde darbeler siyaseti can ve onur riski taşıyan bir iş görüntüsüne sokup seçkinleri caydırırken Yunanistan tecrübe ve şöhret mirasını değerlendirmeyi bilmiş..

Oğullar, yeğenler
Bizim yakın tarihimize damgasını vurmuş siyaset adamlarımızın da öne çıkan oğulları, yeğenleri oldu. Fakat onlar, millete hizmet etmenin onurlu ama özverili yolunu tercih etmediler. Babalarının, amcalarının gücünü kullanarak köşeyi dönmenin cingözlüğüne saptılar.

Kimi hayali ihracat yaptı, kimi babasının himayesinde Anayasa'yı delip TV kurdu, kimi banka hortumladı. Daha fenası, bu örnekler 3 Kasım gazabının kaynağındaki yolsuzluklara, soygunlara ilham oluşturdu.

Sonra?. Sonra bu açgözlü egoizmi Türk halkı sandıkta toz duman ederken gecekonduda oturduğunu söyleyen bir halk çocuğunu başa geçirdi.

İşsizlerin, ezilmişlerin umudu olan bu başbakan ne yaptı? Misafir gelen Almanya Başbakanı'nın maaşını sorup öğrendikten sonra geçim sıkıntısı çektiğinden şikâyet etmeye başladı.

Her şeyin temelinde eğitim ve miras bırakılmaya değer erdemler olduğunu inşallah biz de farkedeceğiz!

DİĞER YENİ YAZILAR