Halksız bayram...

Haberin Devamı

Cumhuriyet bize gökten inmedi; altın tepsi içinde verilmedi.

Anadolu’da kılıç artığı gibi kalmış bir avuç kahramanla mucize yaratan Gazi Mustafa Kemal, Cumhuriyeti kurduktan sonra şunu demiştir:

“Bugün ulaşmış olduğumuz sonuç, yüzyıllardan beri çekilen milli felâketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.”

Dünyada kutlanmasından asla vazgeçilemeyecek bir ulusal bayram arayacak olursanız hiç düşünmeden bunun Cumhuriyet Bayramımız olduğunu söyleyebilirsiniz.

Tören geçişleri ile kutlama resepsiyonlarının Başbakanlık genelgesi ile iptal edilmesini anlamak mümkün değildir.

Mahcubiyet mi?

Uğradığımız ağır can kaybı ve bunun yarattığı acı ve elem iptale gerekçe gösteriliyor.

Ama Cumhuriyetin doğuşunu simgeleyen bayramın kutlanması için çalgılı içkili eğlence düzenlemek gerekmiyor ki...

Cumhuriyet bayramı, her koşulda, günün hassasiyetlerine saygı gösterilerek kutlanabilir, kutlanmalıdır.

Bu ülkeye bağımsızlık ve milli egemenliğe dayalı bir Cumhuriyet kazandıran Atatürk ve silâh arkadaşlarına milletin şükranını sunacağı ve yeni nesillere aynı ruhu kazandıracak fırsatları ve gurur günlerini harcamamak gerekir.

Cumhuriyet Bayramı etkinliklerini, depremin kayıplarını karşılamaya dönük çabalar için değerlendirmek de mümkündü.

Erteleme kararında acaba deprem bölgesindeki bazı aksaklıkların doğurduğu mahcubiyetin etkisi olabilir mi?

Atatürk’ü anmak...

Türkiye’nin ulaştığı büyüklük yanında Van ve Erciş’in talep ettiği hizmet ve şefkatin hiçbir şekilde sorun olmaması gerekirdi.

Ama çadır kavgaları ve yardım kamyonlarının üstündeki yağma görüntüleri utandıran bir başarısızlıktı.

Maliye Bakanı Şimşek’in açıklamaları da tüy dikti.

Çünkü 12 yıl önceki büyük depremden sonra benzer bir yıkımı tekrar yaşamamak adına salınan ağır vergilerle toplanan paraların başka hizmetlere harcandığını öğrenmek kimsenin hoşuna gitmedi.

Törenlerin iptali şimdi devlet millet kaynaşmasını sağlayan fırsatın ziyanıdır.

Çünkü iptal kararı öncelikle halkı ve öğrencileri dışlıyor.

AKP iktidarı ulusal bayram günlerine daha olumlu yaklaşmalıdır.

Cumhuriyetin kurucusu Atatürk “Cumhuriyet fazilettir” demişti.

“Türkiye Cumhuriyeti demokrasi esasına dayanan bir devlettir” demişti.

Atatürk bu milletin, bu ülkenin ışığıdır. Onun izinden giden kaybetmez.

Onun eseri üstünde ikbal ve iktidar sahibi olanlar, devraldıkları değerli emanetleri sapasağlam devredebilmeliler.

Atatürk’ü anmaktan kimse korkmamalı.

Ona düşman gözüyle bakanlardan gelecek hayra kimse tamah etmemelidir.

Sivil bir Anayasa yapacağımız yeni bir döneme Atatürk’ü daha iyi anlayarak ve Cumhuriyetin değerlerini daha içselleştirerek girersek, emin olun yolumuz daha ışıklı, daha aydınlık olur.

Yaşasın Cumhuriyet; sonsuza dek!

DİĞER YENİ YAZILAR