Bugünkü parlamentoya cumhurbaşkanı seçtirmek halkın öfkesini kötüye kullanmak demektir.
Millet 2002 seçiminde ülkeyi yolsuzluğa batıran partileri cezalandırmak istedi. Elinin ayarı kaçınca bu meclis tablosu ortaya çıktı.
Şimdi “kaza ürünü” olan bu temsil tablosunu Cumhurbaşkanı seçmek için temel alırsanız Anayasa’ya ters düşmezsiniz ama demokrasinin ruhuna Fatiha okutursunuz!
Tayyip Erdoğan “bu fırsatı heba etmek enayiliktir” diye düşünüyor. Ve bunu açık açık savunmak da ayıplarına gidiyor.
Herkes onun gün saydığını biliyor.
Ama resmen aday olmadığı için “Niçin Çankaya’ya çıkmaması gerektiği” konusundaki itirazlar kamuoyunun gündemine sürülüp tartışılamıyor.
Değişikti ama yeter mi?
Hedef, nisan gelsin, bir hafta içinde Tayyip Erdoğan kapsın götürsün...
Çok yanlıştır ve günah dolu bir fırsatçılıktır bu.
AKP iktidarında Çankaya’nın rejim için sigorta işlevi üstlenmesi lâzım geldiği açıkça ortaya çıkmıştır. Hükümetler değişimi ifade ederler, gelir giderler ama Cumhurbaşkanlığı bu devletin değişmezlerini temsil eder daha çok.
Evet Tayyip Erdoğan çok değişmiştir belki ama eğitim sistemini imam hatipler üstüne kurma özlemine son verdiğini söyleyebilir misiniz?
Eşiyle birlikte türban propagandası yapmak suretiyle kadınlar arasında ayrım körüklediğini, kadınları eş statüsünden “harem”e indirdiğini, yüksek yargı kurumlarıyla, YÖK’le ve askerlerle çatıştığını, kararlarını beğenmediği mahkemelere bilirkişi olarak ulema önerdiğini unutabilir misiniz?
Halk kimi istiyorsa...
“Halk istiyorsa böyle düşünen birinin de cumhurbaşkanı seçilmeye hakkı vardır” diyebilirsiniz.
O zaman niçin cumhurbaşkanını doğrudan halkın oyu ile seçmiyoruz?
İki turlu seçimde cumhurbaşkanı oyların en az yüzde 50’sini alacağı için kimse “Bu kimin cumhurbaşkanıdır?” diye soramayacaktır.
Çoğunluk desteğine muhtaç olmak, radikal kafalardan, mevsimsel şöhretlerin risklerinden Çankaya’yı koruyacaktır.
Ayrıca halka gitmek, milletvekillerini bile kendileri seçip halka onaylatan lider sultalarını yıkacak ilhamı uyandıracağı için hastalıklı demokrasimize yeni ufuklar da açacaktır.
Eski cumhurbaşkanı Demirel, DYP lideri Ağar ve Anavatan lideri Mumcu bunu istiyorlar. Erkan Mumcu dün şöyle dedi:
“Halkın kendisini seçeceğine inanmadığı için Tayyip Erdsoğan kaçıyor. Halkın bir CHP’li seçeceğine hiç inanmadığı için CHP de kaçıyor.”
Bu sözler tahrik amacı taşıyor olabilir. Ama gerçeği hiç yansıtmıyor da diyemezsiniz!
Halka güvenin!
Bugünkü parlamentoya cumhurbaşkanı seçtirmek halkın öfkesini kötüye kullanmak demektir
Haberin Devamı

