Halka açık mesaj

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dün önemli bir konuşma yaptı

Haberin Devamı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dün önemli bir konuşma yaptı.

Dünya, bölge ve Türkiye siyasetini, ayrıca iç gündemimizi oluşturan sorunları irdeleyen ve Silâhlı Kuvvetler'in bakış ve duruşunu ortaya koyan 45 sayfalık konuşmayı hem dinledim, hem metni üstünden okudum.

Baştan belirtmeliyim ki kapsadığı görüşlerin hemen tümüne katılıyorum.

Siyasi iktidarın da ters düştüğü, bu nedenle uyarı mesajı aldığı hususlar -özellikle iki konu hariç- yoktur konuşmada.

Genelkurmay Başkanı'nın "Benim bilimsel karargâhımdır" dediği Harp Akademileri'nde derinlik taşıyan siyasi değerlendirmeler yapması doğaldır. Çünkü Harp Akademileri, ordunun yarınki komuta kademelerini oluşturacak subaylan yetiştiren bir kurumdur.

Konuşmanın önemini artıran fark, bir çok TV kanalı tarafından baştan sona naklen yayınlanmasından geliyor.

Naklen yayına müsaade edilmesi, ister istemez askerlerin "kamuoyunun tanıklığında iktidara mesaj vermek" istediği biçiminde yorumları davet edecektir.

İktidar boşluğu mu?
Aslında milli hassasiyeti tahrik eden son olaylar nedeniyle toplumda tedirginlik ve güvensizlik duygusu oluşmuştu. Türkiye'nin milli bütünlüğü ve demokratik laik rejimi konusunda teminat verecek güçlü ve inandırıcı bir sese, toplumdaki tansiyonu düşürmek için ihtiyaç hissediliyordu.

Ama merak edilen şudur:

Bu rolü niçin siyasi iktidar üstlenmemiştir?

Asker üyeler Milli Güvenlik Kurulu'nda bu ihtiyacı seslendirmişler de siyasi iktidarın aynı duyarlılığı paylaşmadığını mı görmüşlerdir?

Genelkurmay Başkanı'nın konuşması, tedirginliğe kapılan çevreler üstünde güven artırıcı bir etki yaratmış olmalıdır.

Fakat askerlerin Türkiye siyasetindeki belirleyici ağırlığını devam ettirdiği izlenimini pekiştiren bu görüntünün AB sürecimize olumlu katkı vereceğini herhalde düşünemeyiz.

Korkarız ki 20 Nisan konuşması bir "iktidar boşluğu" nun göstergesi sayılacaktır.

İki hassas sorun var
Bizce AKP iktidarının çıkaracağı en önemli mesaj, yeterli kararlılığı taban siyaseti kaygılarıyla göstermekte ihmal ettiği "ılımlı İslâm" ve "irticai kadrolaşma" konularıdır.

Orgeneral Özkök, Türkiye'ye önerilen "Ilımlı İslâm modeli"ni kesinlikle reddederken "Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin kilit taşıdır" demiştir. Belli ki askerler dışardan sipariş edilen bu role hükümetin aynı kesinlikle karşı çıkmasını bekliyor.

İrticai odakların, okul, yurt, şirket, dernek, vakıf ve medya gibi araçları toplumu örgütleme ve yönlendirmede etkili olarak kullandıklarını belirten Orgeneral Özkök'ün şu tespiti de uyarı niteliğindedir:

"İrticai örgütler bu dönemde kamu kurumlarında kadrolaşma gayretlerini artırmış, önemli mesafeler kaydetmişlerdir."

Bu konuşmayı iktidar ne şekilde algılayacak?

Dileğimiz, tekrarına meydan vermeyecek çareleri hayata geçirmek için ders çıkarmasıdır.

Ve ilk iş olarak da Milli Güvenlik Kurulu'nu daha özenle işletmesi, daha ciddiye alması..

DİĞER YENİ YAZILAR