Hayranım bu millete. Tek tek cahil gördüğünüz insanlar bile bir araya gelince bilge hükmünde kararlar veriyorlar.
Meselâ halkın ister ham, ister cılk bulduğu için "entel" diye adlandırdığı bazı okumuşlar Silâhlı Kuvvetler ne kadar zayıflarsa demokrasinin o kadar güçlenmiş olacağı propagandasını yapıyorlar.
Buna hepsinin samimiyetle inanmış olmaları düşünülemez. Çünkü ordusu güçten düştüğü takdirde Türkiye'nin güvenliği olmadığı gibi hürriyeti de olmaz.
Ülkenin bölücü teröre, rejimin irtica tehdidine hedef olduğunu bile bile sahip olduğumuz en sağlam güvenceyi her fırsatta riske atmanın sebebi nedir?
Geçmişte "Askerin ağırlığı Türkiye'yi demokrasiden ve AB sürecinden uzaklaştırıyor" diyorlardı. Artık bu da geçerli değil. Çünkü askerler AB kriterlerine Türkiye'nin uyumunu sağlamakta üstlerine düşeni yerine getirmişlerdir.
Daha fazlasını istemek veya entrika ile almaya çalışmak ülkenin bütünlüğünü ve rejimin laik karakterini riske sokmaktır.
Parmak izleri...
"Yararlı olur" diyen varsa tartışalım ama toplumun idrakini hafife alarak, aklını aşağılayarak yapmayalım bunu.
Sanki bir gizli güç ülkenin en saygın kurumlarını birer birer hedef tahtasına koyuyor ve sonra kandırdığı kitlenin çapı ölçeğinde cüretini ayarlıyor.
Şu maskaralığa bakın:
Orgeneral Büyükanıt merkezli krizin motoru, Hizbullah ve PKK'ya maddi yardım yaptığı iddiasıyla soruşturma geçiren bir iş adamıdır.
Onu Meclis'teki Şemdinli Araştırma Komisyonu'na, Hizbullah'ın avukatlığını yapan AKP'li bir hukukçu önermiştir.
İş adamının iddialarından yola çıkarak Büyükanıt'ı kendi raporunda suçlamaktan sakınmıştir Meclis Komisyonu ama ağır suçlamalar içeren ifade tutanaklarını Van Savcılığı'na göndermiştir.
Van Savcısı da başka bir kanıta dayanmadan Orgeneral Büyükanıt'ı çete kurmakla suçlarken meclis komisyonundaki bazı AKP'liler "Bravo savcıya. Bizim yapamadığımızı o yaptı" diyebilmişlerdir.
SONAR anketi
Onurlu bir komutan böyle bir durumda ne yaparsa Büyükanıt da onu yapmış, mahkemeye çıkıp kendini savunmaktan şeref duyacağını söylemiştir.
Şimdi "Hangi kanıt çete suçlamasına dayanak teşkil ediyor?" diye soracağına koca koca adamlar "Helâl olsun Paşa'ya, doğrusu budur, çıksın savunsun kendini" diyorlar. Apartman çatısına çıkmış kişilere aşağından "Atla.. Atla.." diye bağıran sadistler vardır ya, onlar gibi..
Amaç, Büyükanıt'ı Genelkurmay Başkanı olmaya götüren sürecin bulandırılması, mümkünse kazaya uğratılmasıdır.
Bu oyuna katılanlara başarılı olamadıklarını memnuniyetle bildiriyoruz bugün. SONAR anketi, halkın dönen dolapları deşifre ettiğini gösteriyor.
Olayları "orduyu yıpratmaya yönelik siyasi suçlama" olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 80'in üstünde. "Suçlamalar inandırıcı değil" diyenler yüzde 72, bu nedenle "Büyükanıt yargılanmamak" diyenler yüzde 70 seviyesinde.
Sermayesi kurnazlık olan siyasetin iflâsıdır bu.
Halk yakaladı!
Hayranım bu millete. Tek tek cahil gördüğünüz insanlar bile bir araya gelince bilge hükmünde kararlar veriyorlar...
Haberin Devamı

