Cumhurbaşkanı'nı "meclis değil halk seçsin" dediğiniz zaman Başbakan Erdoğan'ın adaylığına itiraz ettiğiniz sanılıyor.
Evet onun da etkisi vardır ama daha derin sebepleri var.
Ayrıca halkın seçtiği bir cumhurbaşkanına kavuşmakla sağlayacağımız yararlar o kadar çoktur ki, bundan iktidar partisi ile lideri de fazlasıyla payını alacaktır.
Bu sütunda defalarca önerilen "halkoyu ile iki turlu cumhurbaşkanı seçimi" konusunda bir uzlaşma olmadığı takdirde Cumhurbaşkanı Sezer'in halefini bu parlamento bir yıl sonra belirleyecektir.
Suçu AKP'nin değil ama yine de bu parlamento temsil yeteneği açısından özürlüdür. Benzersiz baraj yüzünden iktidar partisi, kullanılan oyların üçte birini, kayıtlı seçmenin dörtte birinin desteğini aldığı halde meclisteki üçte iki çoğunluğu elde etmiştir.
Önyargı olmadan...
Yani AKP'liler kendi başlarına Cumhurbaşkanı'nı seçme olanağına sahiptir.
Elbette hukuki olarak bunda bir sorun yoktur fakat siyasi olarak bu seçimin demokrasi etiğine uymayacağını söylemeye herkesin hakkı vardır.
Eski Cumhurbaşkanı Demirel gibi DYP de bir yıl sonraki seçimi iki turlu olarak halka yaptırma fikrine sahip çıkıyor.
SHP iki ay önce parti meclisinin aynı yönde aldığı kararı önceki gün tekrar kamuoyunun dikkatine ve desteğine sunmuş bulunuyor.
Başbakan Erdoğan bu öneriyi partisinin yetkili organlarında tartışmaya açmaktan çekinmemeli, hatta "devlet adamı" sorumluluğu ile yararlarını irdeleyerek sahip çıkmalıdır.
Onun gözünde meselenin "laik cumhuriyetin en yüksek kalesini fethetmek" olarak görülmediğine inanmak istiyoruz.
Temsil kabiliyeti özürlü bile olsa meclisteki sayı gücü, istiyorsa bunu başarmasına yeterlidir. Ama denetlenmeyen gücün, o gücü kullananları yoldan çıkarabileceği hiç unutulmamalıdır.
Kaza sigortası gibi
Eski Cumhurbaşkanı Demirel geçen gün şunu söyledi:
"Cumhurbaşkanı'nın eşinin başı sarılı diye ordu harekete geçmez. Ama siyasi bir simge olarak sarılı ise Türkiye'de önemli sayılabilecek kurumların bundan hoşnut olmayacağı kesindir."
Türbanlı bir eş Çankaya'ya çıkacaksa, o Cumhurbaşkanı'nı tek partiye dayalı bir meclis çoğunluğu değil, halkın çoğunluğu seçmelidir.
Çünkü o zaman en büyük partinin adayı bile Çankaya'ya çıkabilmek için başka partilere bağlı seçmenlerden de oy bekleyecektir..
O yoldan gelmeyi başardığı takdirde Tayyip Erdoğan'ın türbanlı eşten kaynaklanacak sorunları daha taşınabilir olacaktır.
AKP önderlerini "Ya karşımızda laiklik temelinde bir koalisyon oluşursa" düşüncesi korkutmasın.
Evet, endişeler büyürse halk rejime sahip çıkmak için böyle bir savunma geliştirebilir.
Ama bu AKP için tehdit oluşturmaz.
Aksine, meydanı boş bulmanın rahatlığı içinde sürüklenebileceği maceralara karşı sigorta olur.
Halk seçsin!
Cumhurbaşkanı'nı "meclis değil halk seçsin" dediğiniz zaman Başbakan Erdoğan'ın adaylığına itiraz ettiğiniz sanılıyor. Evet onun da etkisi vardır ama daha derin sebepleri var...
Haberin Devamı

