Haklı veto

Cumhurbaşkanı, 10 bin başarılı fakir çocuğun özel okullarda okutulması amacıyla çıkarılan yasayı veto etti

Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı, 10 bin başarılı fakir çocuğun özel okullarda okutulması amacıyla çıkarılan yasayı veto etti.
Çünkü kötü bir amacın, iyi bir araçla gizlenmek istendiği şüphesine düştü.
Meclis, bu yasayla yapılmak istenen şeyi vicdani sorumluluğun ışığında yeniden tartışmalı, sakat ve günahkâr bir amaca alet olmadığından emin olmalıdır.
Sezer, başarılı fakir aile çocuklarının devlet parasıyla özel okullarda okutulması projesinde iki temel sakınca öngörüyor:
1. Kalitesini kanıtlamış özel okulların kontenjanları hemen doluyor. Bu durumda öğrencilerin çoğu "kontenjanları dolmayan, kimi çevrelerce değişik amaçlarla kurulmuş özel okullar" a gönderilecektir.
Türkçesi: Tarikat okullarına bu çocuklar kurban edilecek!
2. Üstüne üstlük devlet, bu okulların cebine büyük paralar koyacaktır.
AKP iktidarı projeyi açığa vurduğu günden beri toplumun geniş bir kesimi aynı şüphelerin tedirginliğini yaşıyordu. Sezer'in dün açıkladığı veto gerekçelen büyük ölçüde bu duyguları temel alıyor.
Kaliteli eğitim olanağı, her gelir grubundan vatandaşlar için erişilebilir olmalıdır.
Devlet parası ile 10 bin fakir öğrenciyi özel okullarda okutmak, ilk bakışta bu erdemin sahipliğini yapar görünüyor.
Ama Cumhurbaşkanı'nın da işaret ettiği gibi, fakirlikten kaynaklanan engelleri kaldırmaya dönük araçları vardır devletin. Parasız yatılı ve burslu okuma olanakları, yabancı dillerde eğitim veren Anadolu liselerine devam olanağı..
iktidar, art niyetler çağrıştıran, en azından kötü niyete açık veren bu projeye tahsis edeceği büyük paralan niye burs ve parasız yatılı kontenjanlarını zenginleştirmek için kullanmıyor?
Devlet okullarının eğitim kalitesini yükseltmek için bulamadığı paraları niçin tarikat okullarının kontenjanlarını doldurmak için harcamak istiyor?
Harcanan yalnız para olsa yine iyi, asıl günah, yoksulluğun kapanındaki çocukların harcanacak olmasıdır.
Veto, bu günahtan dönmek için iktidara fırsattır!


Kırkı ve cılkı çıktı!
Başarı, kötü bir eli iyi oynamaktır. İktidar elindeki kozları bile harcıyor.
Ekonomide esmeye başlayan olumlu rüzgârlar, şu dönemde güvensizlik yaratan hiçbir yanlıştan zarar görmemelidir.
Ama İmar Bankası mağdurlarını kırk gündür karanlıkta bırakan basiretsizlik yüzünden böyle bir tehlike oluşuyor.
Kamu otoritesinin görev kusuru mudilere ve Hazine bonosu almak için bankaya para yatıran insanlara ödetilemez. Haksızlık eninde sonunda adalete toslar, giderilir.
Fakat devlete ve bankacılık sistemine karşı oluşacak güvensizlik, en azından faizlerin düşüşünü yavaşlatacağı için faturasını devlete ve millete hemen çıkarır.
Hükümet, karanlığın körüklediği tedirginliğe geç kalmadan çare bulmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR