Gerçek hakimler varsa adalet vardır. Adalet varsa güvence vardır.
Ankara 6. İdare Mahkemesi “Türkiye’de hakimler var” dedirtecek bir karar verdi.
Bu karar, laik ve demokratik rejimin geleceğine yönelik şüphe ve korkuların en önemli sebebine çare olabilir.
Kamu kuruluşlarına personel alınırken adaylar önce ÖSYM’nin yazılı sınavına sokuluyorlar.
Bu sınavın adaletine herkes güveniyor. Çünkü sınavı yapan kuruluş yılların kazandırdığı bir itibara sahiptir. Ama sonrası?.
Yazılı sınavı aşanları “mülâkat” adı verilen sözlü bir sınavdan daha geçiriyorlar. Adayların kurul üyeleri üzerinde uyandırdıkları kanaat de işe alınmalarında belirleyici rol oynuyor.
AKP iktidarı döneminde sözlü sınavı yapan kurulların seçici yetkilerini siyasal İslâm ideolojisine sahip adaylar lehine kullandığına dair yaygın şikâyet vardır.
Ümit veren karar
İktidarın bu konudaki suçlamaları reddetmesi inandırıcı olmuyor. Çünkü yüksek yönetici mevkiler için yaptığı atamalarda iktidarın aynı tercihlere bağlı kaldığını gizleme zahmetine bile katlanmadığını izliyoruz.
Laik devletin bürokrasisini dini ideolojiye bağlı kişilerle değiştirip dönüştürmek, hukukun üstünlüğüne bağlı bir demokrasi hayalinin sonudur.
Bu gidişin durdurulamayacağı düşüncesine dayanan korkular şimdi Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin kararı ile biraz teselli bulacaktır. Ümidimiz, iktidarın bu konudaki yargı kararına saygılı davranması, yargı denetimini dolanacak yeni tertiplere başvurmamasıdır.
Mahkeme kararı, Sağlık Bakanlığı müfettiş yardımcılığı yazılı sınavı ile yabancı dil sınavında ikinci sırayı alan başarılı adayın sözlü sınavda başarısız sayılarak tasfiye edilmesi olayına bağlı şikâyetle ilgilidir.
Yargıyı da korur...
Davacı aday, sözlü sınavdan önce kendisiyle uzun bir “öngörüşme” yapıldığını, dini, ideolojik ve siyasal düşüncelerini öğrenmeyi hedef alan sorulara maruz kaldığını, sınav sırasında ise “alâkasız sorular” ardından hemen dışarı çıkarıldığını iddia etmiştir.
Mahkeme bu başvuruya dayanarak mülâkat sınavının ve mülâkat sonucu yapılan atama işlemlerinin yürütmesini durdurmuştur.
Mahkeme ayrıca, hukuka bağlı ve adil bir uygulamanın yolunu, yöntemini de idareye göstermiştir: “Gereken bir durumda yargı tarafından denetlenebilmesi için sözlü sınav video ile kayda alınmalıdır.”
Kötü niyetle saptırılmış sözlü sınavların en tahripkâr olacağı alan yargıdır.
Adayları yazılı sınav ardından sözlü sınava tabi tutan rejim hakim ve savcı alırken de geçerli olduğuna göre Ankara 4. İdare Mahkemesi, Sağlık Bakanlığı yanında yargıyı da dinci kadrolaşma çabalarının tehlikelerine karşı koruyacak bir karar almıştır.
Şimdi bu kararın dürüstçe uygulanmasını bekliyoruz.
Hakimler var
Haberin Devamı

