Derinlik ve içeriğe meraklı değiliz, daha ziyade şekilci ve yüzeysel bir değerlendirme anlayışımız var.
Vatandaş olarak bu bizi siyasi meselelerde hakem gibi durmaya değil taraftar gibi, üstelik çoğumuzu koyu taraftar gibi davranmaya itiyor.
Mesela veto yiyerek Çankaya'dan geri dönen yasaları Cumhurbaşkanı'nın kaprisine kurban giden ziyan olmuş emekler olarak görenlerimiz hiç az değildir.
Oysa veto gerekçelerini okusalar, Cumhurbaşkanı neyi korumak için o yasayı geri çevirmiş anlamaya çalışsalar bambaşka bir Türkiye olacaktır. Doğru bilgilenmenin yönlendireceği toplumsal tepkiler, hatalı davranan tarafı terbiye edecek, hizaya getirecektir.
YÖK'le bozmuşlar
On beş yeni üniversite kurulmasına ilişkin yasanın bir maddesini Cumhurbaşkanı Sezer "düzeltilsin diye" geri gönderdi.
Bu madde, Anayasa'ya göre YÖK'ün önermesi gereken rektör adaylarının 15 yeni üniversite için Milli Eğitim Bakanı ve Başbakan tarafından önerilmelerini öngörüyor.
Yasayı geri gönderme yazısında, rektör önerme yetkisinin YÖK'e ait olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı şöyle diyor:
"Üniversitelerin yansızlığını sağlamanın yolu, yükseköğretim dışı kurumların, özellikle siyasi erkin, bilimsel çalışmaları etkileyecek tüm aşamalardan uzak durmasından geçmektedir."
Oysa AKP iktidarı "Parayı ben veriyorum, her şeye karışırım" kafasında. Diz çök-türemediği YÖK'ü Truva atı sokarak içerden fethetmek peşinde. İrticanın ele geçirdiği üniversiteleri çağdaş değerlere yeniden kazandıran rektörlere reva görülen zulüm, veto edilen madde ile güdülen amacı zaten yeterince ele vermektedir.
Şimdi ne olacak?
AKP "hata yapmışız, vazgeçelim" mi diyecektir?
CHP'ye göre böyle davranmayacaklardır. İktidar çoğunluğu veto edilen maddeyi ikinci kez aynen meclisten geçirecek, Cumhurbaşkanı da bu durumda onay vermek zorunda kalacaktır.
O zaman geriye tek yol kalıyor: Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açması...
Anayasa Mahkemesi'nden geri döneceği kesin olan bir yasada ısrar, aynı zamanda Anayasa'yı ihlâl suçunu bile bile işlemek değil midir?
Sezer sadece iktidar icraatının yasalara ve çağa uygunluğunu korumakla kalmıyor, AKP'lileri Anayasa suçu işlemekten de koruyor!
Sezer'in yerini bir AKP'li Cumhurbaşkanı aldığında ne olacak?
Bu depreme şimdiden hazırlanmak lâzım. Sivil toplum kuruluşları veto edilen yasalar konusunda daha aktif hareket ederek toplumu bilinçlendirmelidir.
İktidar çoğunluğu, kimi seçerlerse onun başımızın üstünde yer bulacağı yanılgısına düşmemelidir!
Hakem olalım
Derinlik ve içeriğe meraklı değiliz, daha ziyade şekilci ve yüzeysel bir değerlendirme anlayışımız var...
Haberin Devamı

