Hak etmek başka lâyık olmak başka

AKP’nin yerinde başka bir parti olsaydı aynı şey olacak mıydı? Olmayacaktı. Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğun eşiğinde duran iktidar partisi, kimin ne dediğine bakmadan, kendi iç uzlaşmasına dayanarak Cumhurbaşkanı’nı seçecekti

Haberin Devamı

AKP’nin yerinde başka bir parti olsaydı aynı şey olacak mıydı?

Olmayacaktı. Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğun eşiğinde duran iktidar partisi, kimin ne dediğine bakmadan, kendi iç uzlaşmasına dayanarak Cumhurbaşkanı’nı seçecekti.

Yaşanan durum farklı:

Cumhurbaşkanı’nın komutanlara verdiği veda yemeğinde konuşulanları araştıran VATAN muhabiri Hale Gönültaş’ın belirlemelerine göre Cumhurbaşkanı Sezer şunu demiş:

“Ortam çok gerildi. Erdoğan’ın bunu dikkate alması lâzım. Halen bir uzlaşma şansı var. Muhalefeti ve iktidarıyla ortak bir isim üzerinde uzlaşılması lâzım. Sayın Erdoğan aday olsun olmasın, önereceği isimde mutabakat sağlanması şart.”

Kuruntu değil
Anayasa’nın cumhurbaşkanı seçimini düzenleyen hükmü böyle bir şart öngörmüyor.

Ama tabloya bakan herkes toplumsal barışı korumak ve demokrasinin selâmetini sağlamak istiyorsak, Sezer’in aradığı uzlaşmayı yaratmak gerektiğini görüyor.

Bunun hakaretamiz bir çifte standart olduğunu ve kabul edemeyeceğini iktidar partisi bile göğsünü gere gere söyleyemiyor.

Çünkü AKP’nin dört yıllık icraatı, Başbakanlık Müsteşarı koltuğuna laikliğin yerini daha Müslüman bir yapıya bırakması zamanının geldiğini söyleyen birini oturttuğu günden beri ve dinci kadrolaşma sürekli tırmandığı için güvensizlik yaratmaktadır.

Laik demokratik rejimin son darbeyi AKP’li bir cumhurbaşkanı ile yiyeceği korkusu, keşke boş bir kuruntu olsaydı. Ama değildir.

Uzlaşma hayal
Yani Başbakan Erdoğan aday olmazsa ve Çankaya’ya başka birini, hatta eşi türban takmayan birini gönderirse gönüller ferahlayıp ortalık sütliman olmayacaktır.

Erdoğan’ın Başbakan koltuğunda kalarak iktidarın göndereceği her kanun ve kararnameyi itirazsız geçirecek birini Çankaya’ya çıkarmasını daha tehlikeli bulanlar yabana atılmamalıdır.

Toplumsal uzlaşmaya giden en güvenli ve onurlu yol halkın oyudur. Keşke cumhurbaşkanını iki turlu seçimle halka seçtirmenin kararını bu defa alabilseydik, yapamadık.

Yapamadığımız için bedel ödeyeceğiz. Genel seçimin yenileneceği bir yılda iktidar ve muhalefetin cumhurbaşkanı isminde uzlaşma sağlaması beklenmemelidir.

Mecliste büyük çoğunluğa sahip iktidar partisi, kendisini aciz gösterecek bir karara boyun eğmeyeceğine göre geriye tek çare kalıyor:

Doğrudan halkı ikna etmeye çalışmak.

AKP’den çıkmış bir cumhurbaşkanına bağlı olarak üremiş endişe ve güvensizlikleri giderecek çıkışlar...

Cumhurbaşkanı göreve başlarken “Laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağına” namusu ve şerefi üzerine yemin edecek; bunu mecburiyetten değil gönüllü olarak şimdiden taahhüt eden bir iyi niyet...

Tayyip Erdoğan hak etmekle lâyık olmak arasındaki farkı bilerek kullanmalı önündeki az zamanı!

DİĞER YENİ YAZILAR